28 Temmuz 2011 Perşembe

EMENİKE SPARTAK MOSCOVA'DA !!!


Her açıdan garip bir olay oldu gerçekten...

Fenerbahçe 9m€ 'ya aldığı Emenike'yi tek resmi maç dahi oynatamadan, 10m€ 'ya Spartak Moskova'ya sattı! Sözleşmesindeki madde gereği bu paranın 2m€ 'sunu Karabük'ün alacağını düşünürsek, Fenerbahçe bu alışverişten her yönden zararlı çıkmış görünüyor.

Haliyle bu transfer, FB küme düşeceğini anladı, yabancıları fazla zarar etmeden elden çıkarmaya başladı şeklinde yorumlanacaktır. Kulübün resmi sitesinden yapılan açıklama ise; Emenike'nin şike olayları nedeniyle psikolojisinin bozulduğu ve artık Türkiye'de oynamak istemediği için satıldığı yönünde.

Nedir ne değildir yavaş yavaş gün yüzüne çıkacaktır ama ben sadece, bu kadar çok beğendiğim bir futbolcuyu artık ligimizde izleyemeyecek olmama üzüldüm diyebilirim. Fenerbahçe 'den çok daha büyük paralara Avrupa 'ya gideceğini yazmıştım ama kastettiğim böyle bir şey değildi tabiki. Sanırım bu işin kaymağını da artık Spartak Moskova yiyecek. Bakınız: Ribery-Galatasaray-Marsilya-BMünih mevzusu...

22 Temmuz 2011 Cuma

DENİZLİ


Blogu bu aralar biraz fazla boşladık farkındayım ama yoğunluktan fırsat bulamadım bir türlü. İki gündür de iş gezisi nedeniyle Denizli'deyim. Bu gece 00.00 otobüsüyle dönüyorum. Üniversiteyi okuduğum Denizli'ye 2006'dan beri ilk kez gelme fırsatım oldu. Sadece 2 tane yakın arkadaşım kalmış geride, dün gece onlarla hasret giderdim :)

Bazı ufak tefek değişiklikler dışında şehri bıraktığım gibi buldum diyebilirim ama bir farkla, şehrin her yanı altyapı çalışmaları nedeniyle kazılmış, yollar berbat, zaten meşhur olan tozu iyice coşmuş, haa bir de benim üniversiteye başladığım yıl ne haldeyse bitirene kadar bir gram ilerlemeyen şehir merkezindeki devasa alışveriş merkezi inşaatı tamamlanmış ve Forum Çamlık ismiyle kullanıma açılmış.

Belki yolu düşenler olur diyerek laga lugayı bırakıp sadete geliyorum; yemek yenebilecek düzgün yerler:

Öncelikle benim favori mekanım; Lise caddesindeki İkinci Bahar Dürümcüsü aynen yerinde duruyor ama ismi değişmiş. İlbeyli Dürüm ismiyle hizmete devam ediyor ve dürümlerinin kalitesi aynı. Yine yanında salatalık turşusu-biber turşusu-haydari-közlenmiş soğan ideal dörtlüsüyle servis ediliyor ve lavaşları yine eşsiz. Bursa'da hiç bir yerde bu güzellikte dürüm yiyemeyeceğinizin garantisini verebilirim.

İkinci favori mekanım Hazal da aynı yerinde, Çatalçeşme'nin hemen arkasında hizmete devam ediyor. Bahçesi yarı yarıya küçülmüş, içinde ufak tefek dekorasyon değişiklikleri var ama Antep lahmacunu hala nefis. Bu konuda Bursa FSM bulvarındaki Güllüoğlu rekabet edebilir belki ama Hazal bir adım önde.

Sulu yemek isteyenler için ise Bayramyeri'ndeki Tanrıverdi Lokantası dışında tavsiye edebileceğim tek bir yer bile yok.

Daha lüks bir restoranda nezih bir akşam yemeği yemek isteyenler için ise adres; Çamlık'taki Davet Restaurant.

Bursa'nın tartışmasız favori olduğu Döner konusunda ise Denizli'den yine tek bir isim verebiliyorum: İncilipınar mahallesindeki Cezayir Usta.

13 Temmuz 2011 Çarşamba

HAYATIMIN FİLMLERİ #35.Saving Private Ryan#

35. Saving Private Ryan (1998)
Yönetmen: Steven Spielberg
Oyuncular: Tom Hanks, Matt Damon
Imdb notu: 8.5

Savaş filmlerinden pek hoşlanmam. Bitmek bilmeyen makinalı tüfek zırıltısı altında, bir saniye olsun sabit duramayan kameraların çektiği harala gürele sahnelerin arka arkaya sıralanmasıyla oluşmuş bir filmi, ne kadar büyük bir prodüksiyon olursa olsun sevebilmem mümkün değil. Bahsettiğim türe en güzel iki örneği,  "Black Hawk Down" ve "Pearl Harbor" olarak verebilirim.

Bu filmler ya hiçbir şey anlatmazlar ya da anlatmaya çalışıp aşırı baygın melodram ve milliyetçilik yüklü sahnelerle kendilerine küfür ettirirler.

Pek çokları aşırı anti-militarist tavrına vurulup ''Full Metal Jacket'' 'ı tartışmasız en iyi savaş filmi saysalarda, bir filmi sadece "mesajı güzel" veya "çok gerçekçi"  diye beğenmek garip geliyor bana.  "Er Ryan'ı Kurtarmak" benim için gelmiş geçmiş en iyi savaş filmidir.


Filmdeki önemli oyuncuların savaş yorgunluğunu gerçekçi verebilmeleri icin hepsi aylar süren askeri bir kampa sokulmuşlardır. Yani Tom Hanks'in bazı sahnelerde yüzünde görülen "ızdırap sı.ıyorum" ifadesi aylar süren yorucu bir kampın ürünüdür.

En baştaki 25 dakikalık Normandia çıkartması sahnesi müthiştir. Filmdeki top, tüfek, tankların çoğu (tarihi gerçeklik sağlamak amacıyla) ikinci dünya savaşı koleksiyoncularından sağlanmıştır.


Pek çok unutulmaz oyunculuğa imza atmış Tom Hanks yine muhteşem.


2. Dünya savaşı sürerken Amerikan Hükümeti, Ryan ailesinin 3 oğlunun da birbiri ardına savaşta öldüğünü ve annenin aynı gün içinde 3 ölüm haberi alacağını farkeder. O dördüncü oğul James Francis Ryan'da askerdir. General, Abraham Lincoln'ün anneye yazdığı mektubu okur ve sonra şöyle der : Ryan bulunup hemen eve gönderilecek!


10 Temmuz 2011 Pazar

2010-2011 TÜRKİYE İŞ BANKASI SATRANÇ LİGİ SONA ERDİ

Şampiyon İSEK Aquamatch Spor Kulübü

Futbol dünyası şike olayları ile uğraşadursun, 2010-2011 Türkiye İş Bankası Satranç Ligi dün oynanan son tur maçları ile tamamlandı.

Benim de sporcusu olduğum Pamukkale Üniversitesi Satranç takımı ligi 7. sırada tamamlarken, İSEK Aquamatch Spor Kulübü şampiyonluğu kazandı. Yapı Kredi Spor Kulübü ikinci, Adana Truva Satranç Kulübü ise üçüncü oldu. Ligi son üç sırada tamamlayarak 2.lige düşen kulüpler ise Yeşilköy Spor Kulübü, Bursa Tophane Meslek Lisesi Spor Kulübü ve Türk Hava Yolları Spor Kulübü oldu.

İstanbul, Denizli, Bursa, Mersin, Manisa, Adana, Ankara, Antalya’dan 14 kulüp ve 227 sporcu katıldı. 37 büyükusta, 28 uluslararası usta, 18 FIDE ustası, 7 usta adayı olmak üzere 89 unvanlı sporcu ligimizde yarıştı.

Ligi 9. sırada tamamlayan BJK satranç takımı ve kaptanı Umut Atakişi

Ligimiz satranç dünyasının en değerli liglerinden biri ve dünyanın en iyi oyuncularından bazılarına evsahipliği yapıyor. Örneğin şampiyon İSEK'in sporcusu Özbekistanlı Rustam Kasımdzhanov 2004 dünya satranç şampiyonu, İTÜ'de onayan Ukraynalı Pavel Eljanov 2712 ratingi ile dünya sıralamasında 31. sırada yer alıyor.

1995 yılından beri oynanan satranç süper ligi, 2006 yılında Türkiye İş Bankası'nın ana sponspor olması ile Türkiye İş Bankası Satranç Ligi adını almıştı. 

Üç büyük kulübümüzden maalesef sadece Beşiktaş'ın satranç takımı mevcut, 2006 ve 2007 yıllarında iki adet şampiyonluk yaşadılar.


Takım arkadaşım Gürcü Sopiko Guramishvili 


Son turdan bir görüntü

Türkiye Satranç Federasyonu Başkanı Ali Nihat Yazıcı kapanış konuşmasında, futboldaki şike ve teşvik primi iddialarına da değinip, satrançta böyle bir şeye asla izin vermeyeceklerini dile getirerek, "Sponsorumuz Türkiye İş Bankası bizimle 6 yıl önce sponsorluk anlaşmasını yaptıktan sonra ertesi gün futbol milli takım ana sponsorluk sözleşmesini iptal etti. Sponsorumuzun ne kadar öngörülü olduğunu, satranç sporunu bugün getirdiği noktayı hepimiz görüyoruz. Bugün futbolda olan hepimizin üzüldüğü olayın satranç sporunda olmaması bize çok büyük mutluluk veriyor. Asla da böyle bir şey olmasına müsaade etmeyeceğiz" diye konuştu.

Resmi sitenin adresi burada,  
Kulüplerin kadroları burada,   
Lig sıralaması burada,
Lig kurulduğundan beri şampiyon olan takımlar burada.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...