26 Aralık 2012 Çarşamba

2012/2013 STSL İLK YARININ EN İYİ ONBİRİ



1-Volkan Demirel (Fenerbahçe): Son haftalarda hatalı goller yese de ilk yarının geneline bakıldığında; gösterdiği yüksek performans ve hemen her maç kurtardığı net gollük pozisyonların fazlalığı kalede onu tercih etmeme sebep oldu. Diğer adaylarım Eduardo ve Onur idi. Onur ligin başından beri kalede olsaydı ve bu performansını verseydi sanırım onu seçerdim.

2-Gökhan Gönül (Fenerbahçe): Büyük potansiyelini iyi bildiğimiz için Gökhan'ın iyi oynadığı maçlardan sonra bile eleştirildiği sık oluyor. Kapasite olarak bence ligdeki tek rakibi olan Eboue ilk yarı tek kelimeyle dökülünce ve başka da dikkat çekici bir sağ bek performansı göremeyince buraya rahatlıkla onun adını yazdım. Eskişehirspor'dan Akaminko'nun da adı anılmaya değer. Sağ koridoru iyi savunmasının yanında, en önemli özelliği olan çabukluğuyla hemen her maç defalarca ağır stoper ikilisinin kademesine girmek durumunda kaldı ve bu işi de iyi kotardı.


3-Tomas Sivok (Beşiktaş):  İstikrarlı oyunu, bu sene iyice ön plana çıkardığı sürpriz golcülüğü ve defanstan çıkarken kullandığı toplardaki yüksek isabet oranı ile çok gol yiyen bir takımın defans oyuncusuda olsa takımıma onu seçerken tereddüt etmedim. Sivok'un değeri sanırım ilerleyen yıllarda daha iyi anlaşılacak ve gittikten sonra ligin değeri en az bilinen defans oyuncularından biri olarak anılacak... Sol Bamba ve Semih Kaya da başarılı bir ilk yarı geçirdiler.


4-Dany Nounkeu (Galatasaray): Bence ilk yarının en iyi defans oyuncusuydu. Henüz Antep'te oynarken bile ona methiyler düzdüğüm onlarca yazı olduğu için burada tekrar insan üstü diye nitelediğim özelliklerinden bahsetmek istemiyorum:) Risk almayı minimumda tuttuğu sürece Avrupa seviyesinde. Aykut Demir ve Yalçın Ayhan da ilk yarı çok iyiydiler. Aykut bence artık milli takım düzeyinde düşünülebilecek seviyeye geldi. Emektar ama çirkef Yalçın'ı da hakkını yememek adına "maçların çoğunda neredeyse hatasız oynadı" diye anmak durumundayım.

5-Dusko Tosiç (Gençlerbirliği): Burada Hasan Ali de bence çok iyi bir ilk yarı geçirdi. Ama Tosiç hücuma verdiği (bir bekten beklenebilecek) maksimum katkı ile beni daha fazla etkiledi.

6-Uğur İnceman (Antalyaspor): En kararsız kaldığım pozisyon ön liberoydu. Diğer adayım Alper Potuk 'du ve sanırım o da en az Uğur kadar iyiydi ama Uğur'u tercih etmemde, Alper'den daha fazla süre alması ve herkes Antalyaspor'un hücum hattına gözünü dikmişken onun orta sahayı toparlayan görünmez kahraman olması etken oldu.

7-Olcay Şahan (Beşiktaş): Olcay genelde kaçırdığı gollerle anılmasına rağmen bol pozisyona girmesi, defansa yaptığı katkı, bitmek tükenmek bilmeyen enerjisi ile benim beklediğimden çok daha iyi çıktı ve Beşiktaş'ın tam aradığı tipte bir oyuncu profili çizdi. Kasımpaşa'dan Djalma'yı da aynı şekilde çok beğendim.

8-Manuel Fernandes (Beşiktaş): İlk yarının en değerli oyuncusuydu, onu izlemek gerçekten büyük zevk. Her ne kadar son haftalarda onun yokluğunda Beşiktaş'ın sallanacağını düşünen ben ve benim gibiler yanılsa da takımına kattığı güç asla gözardı edilemez. 
Takım yapısı nedeniyle aşırı sorumluluk alması kaçınılmaz oluyor ama yine de gereksiz topla oynamalarını biraz daha azaltabilirse iyi bir Avrupa kulübüne transferi yakındır. 

9-Umut Bulut (Galatasaray): Ligin başlamadan önce biri bana, ilk yarı sonunda Burak'tan da Elmander'den de fazla golü olacağını söylese hayatta inanmazdım. Genelde tek vuruşla ve basit gözüken goller attı ama çoğu deplasmanın kilidini de o açtı. Hep doğru yerlerde bulunması, çok iyi bildiğimiz müthiş mücadeleciliği ve son yıllarda az da olsa geliştirdiği göze çarpan son vuruşlardaki serinkanlılığıyla 11 gole ulaştı. İlk yarının en dikkat çekici santraforuydu. Güzel gollerin adamı Sow, komple santrafor Kalu Uche, eski dost Necati Ateş ve her ne kadar kaçırdıklarıyla daha fazla konuşulsa da Beşiktaş'ın mevcut sistemi ile başarılı olmasındaki en büyük pay sahiplerinden biri olan Almeida da ilk yarının diğer formda golcüleriydi.


10-Pablo Batalla (Bursaspor): Bu sezon da geçen yıl bıraktığı yerden devam ediyor. Onu anlatmak için söylenebilecek çok fazla şey var ama ben ksıaca Alex Jr diyorum. İlk yarının sürpriz takımı Antalyaspor'un beyni Aissati ve sezona kanatta kötü başlayıp ortaya geçtikten sonra coşan Lualua da diğer başarılı 10 numaralardı.

11-Dirk Kuyt (Fenerbahçe): Müthiş başladığı sezonun sonuna doğru düşüşe geçsede sağ kanata onun adını yazarken fazla düşünmem gerekmedi. İngiltere'deki son yıllarında unutulmaya başlanan golcü kimliğini burada tekrar ön plana çıkaran nam-ı diğer bay Duracell, Fenerbahçe'nin hücum hattına büyük dinamizm kattı. Bu pozisyon için diğer adayım da Holosko idi. 

16 Aralık 2012 Pazar

DERBİDEN DAHA ÖNEMLİ BİR ŞEY VAR MI?


Eskiden olsa satırlarca maç öncesi analizi yapar, tek tek futbolcuların form durumlarına, şablonlara, dizilişlere vs. kafa yormaya çalışırdım. Maç sabahı gözümü açtığım anda maçın heyecanlıyla kalbim gümbür gümbür atmaya başlar ve bu durum maçın son düdüğüne kadar da geçmezdi...

Kısa bir hikaye anlatayım. 1900'lerin başlarında o zamanki dünya satranç şampiyonu Emanuel Lasker ile rakibi Siegbert Tarrasch, ünvan maçına başlamak üzereyken 1. dünya savaşı patlak verir. Lasker maçı ertelemek ister, Tarrasch ise oynamakta ısrarlıdır. Lasker rakibine şu cümleyle sonlanan oldukça uzun bir mektup yazar: "Sayın Tarrasch bu durumda maça başlamamız doğru değil, dünyada satrançtan daha önemli şeyler de var."  Tarrasch'ın cevabı fazla gecikmez, tek cümlelik kısa bir mektuptur: "Sayın Lasker siz ciddi misiniz, sizce gerçekten de dünyada satrançtan daha değerli bir şey var mı?" 

Hayatta futboldan daha değerli şeyler de var ve bende bu aralar özel hayatımda bunlardan birkaç tanesiyle aynı anda ilgilenmek durumundayım.. Haliyle derbi heyecanı kalbimde her zamankinden daha az yer kaplıyor ama yine de maç saati yaklaştıkça artmaya devam ediyor:)

2010 'daki derbi öncesi yayınladığım yazı burada. Bu maçın güzelliğini bundan daha iyi anlatan bir yazı hayal bile edemiyorum zaten, okumayan varsa tavsiye ederim. 

9 Aralık 2012 Pazar

DİKKATİMİ ÇEKENLER-4: Kenan Özer


Yine Beşiktaş altyapısı çıkışlı ve yine potansiyelini bir türlü gösterememiş bir isim. Yanılmıyorsam ilk kez Tigana döneminde az da olsa forma şansı bulmuştu. Mehmet Sedef 'in ardından o jenerasyonun içinden A takım için en fazla düşünülen isimlerden biriydi ama olmadı.. 

Alt liglerde kiralık ve genelde de başarılı geçen yılların ardından geçen sene başında onu süper ligde, Antalyaspor kadrosunda görünce bu sene belki beklediğim çıkışı yapar diye ümitlenmiştim. Fakat Mehmet hoca sezon genelinde onu hep yedek bekletip son dakikalarda zaman geçirmek için oyuna alacağı oyuncu olarak kullanmayı tercih etti. Tita'nın varlığı ve Emrah Başsan'ın müthiş çıkışı nedeniyle bu konuda çok da eleştiremiyorum kendisini.

Bu arada alt liglerde oynadığı yıllardan bahsederken aklıma geldi. Saffet Sancaklı bi ara her katıldığı programda anlatırdı bunu ama bilmeyenler bir de benden dinlesin. Sancaklı İstanbulspor'u satın aldıktan sonra ilk iş olarak, büyük uğraşlarla Beşiktaş'tan Kenan'ı kiralar. Ona çok güvenmektedir fakat işin komedi kısmı Kenan'ın sezon açılışına katılmak için bindiği uçağı hava korsanları kaçırır:)  Olayı haber alan Sancaklı korsanlarla telefon görüşmesi yapıp "O çocuğa çok ihtiyacım var onu bari bırakın" vs. diye ikna etmeye filan çalışır :D (tık)  Zamanında öyle bir süksesi vardı yani yazı konumuz Kenan'ın düşünün :)  

Neyse fazla dağılmadan (daha ne kadar dağılabilirsek) özelliklerine dönersek, stil olarak benim gözümde ideal bir kanat oyuncusu. Yeterince süratli, teknik, iyi diribling yapıyor ve en önemli özelliği gole yatkınlığı. Alt liglerde zaman zaman forvette de oynamanın getirdiği avantajla gol vuruş becerisi yüksek bir kanat oyuncusu Kenan. Günümüz futbolunda tek forvetli sistemlerde kanatlardan en az birinin mutlaka belli bir gol sayısına ulaşması beklendiği düşünülürse bu yönü onu daha da değerli kılıyor. Ayrıca iki kanatta da oynayabilmesi ve kısa boyuna rağmen kuvvetli yapısı, yere sağlam basması diğer avantajları. En büyük iki dezavantajı kontrol altına almakta zorlandığı göze çarpan kilo problemi ve süreklilik.

Aslına bakarsanız Kenan bu seneki oyunuyla da bu yazıya konu olacak kadar sivrilmiş değil henüz. Birkaç tane gol+asist yaptı sadece. Fakat benim özellikle onu yazmak isteme nedenim takımında artık banko oynamaya başlaması. Kenan'a güveniyorum çünkü izlediğim her maç yeteneklerini bana kanıtladı. Ligin en zayıf takımında oynaması gibi bir şanssızlığı var ama bunu lehine çevirebilir. Takımın liderliğine soyunarak, artık kariyerini daha yukarılara taşıyacak adımı atması için şu an tam zamanı!
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...