17 Ekim 2016 Pazartesi

HAYATIMIN FİLMLERİ #18.The Village#


18.The Village (2004)
Yönetmen: M. Night Shyamalan
Oyuncular: Bryce Dallas Howard, Joaquin Phoenix, Adrien Brody, Sigourney Weaver.
Imdb notu: 6.5
 
Hintli yönetmen, "The Sixth Sense" gibi efsane bir filmle başladığı kariyerinde aynı başarıyı devam ettirememiş ve ardı ardına çektiği gerçekten kötü filmler sayesinde de pek çokları için kredisini çoktan tüketmişti bile. İşte tam bu döneme denk gelen "The Village" bence değeri bilinmemiş müthiş bir hikaye, çok orjinal bir fikirdi.
 
Ben ilk filminden beri Shyamalan'ın yönetmenlikten ziyade esas senaryo yazarlığında eşsiz bir yeteneğinin olduğunu düşünürüm. Kötü dediğimiz filmleri bile asla boş, yavan bir hikaye barındırmaz. Her filmi mutlaka az şey göstererek çok şey anlatmaya çalışır, bazısında bunu başarır bazısında başaramaz..
 
Burada senaryoya ilave olarak gerçekten iyi yönetilmiş bir film görüyoruz. Renk kullanımı, özenli kurgusu ve bir an olsun bölünmeyen bir sürükleyicilik.. 
 
                             
 
Korku filmi olmamasına rağmen birkaç sahnesinde insanı sıkı geriyor. Özellikle yaratık sahnelerindeki ters köşeler harikaydı.
 
Adrien Brody'i daha önceden tanımıyor olsak, bir oyuncu değil gerçekten bir deli olduğuna yemin edebiliriz.  
 
Bu filmde herşey bence tam tadında..  
 
 

Önceki Filmlerim: 19.Back to the Future20.Scarface , 21.Inglourious Basterds , 22.Eternal Sunshine of the Spotless Mind , 23.Fight Club , 24.The Big Lebowski , 25.Bin-jip , 26.A Clockwork Orange , 27.A Fistful of Dollars , 28.K-Pax , 29.Her Şey Çok Güzel Olacak , 30. Rain Man31.Old Boy , 32.Sleeping with the Enemy , 33.First Blood , 34.The Deer Hunter , 35.Saving Private Ryan , 36.Die Hard , 37.The Prestige , 38.Jerry Maguire , 39.Duvara Karşı , 40.The Ring , 41.Ip Man , 42.Unforgiven , 43.Issız Adam , 44.Dead Man Walking , 45.Atonement , 46.The Pianist , 47.The Shining , 48.Run Lola Run , 49.The Others , 50.Enemy at the Gates

21 Mayıs 2016 Cumartesi

STSL 2015-2016 ALTIN ONBİRİ


M. Gomez    Eto'

 Podolski     Sosa       Visca

       Atiba     Oğuzhan

      Vukoviç     Kjaer     Douglao

    V.Babacan


1-Volkan Babacan (Başakşehir): Son dönem Türk futboluna damgasını vuran kaleci oldu. FB altyapısından çıktığı ilk günden beri sürekli yeteneğinden bahsedilen fakat bir türlü dikiş tutturamayan Volkan’ın sonunda bu sınıflara çıkabileceğinden, milli takım kalesini koruyabileceğinden açıkçası benim pek umudum yoktu. Son 2 yıldır gerçekten çok iyi oynuyor ve Volkan Demirel sonrası yıllar için Onur’un birkaç adım önüne geçmeyi başardı. Diğer adayım ise ara ara hatalı goller yese de bence yine  de çok iyi bir sezon geçiren Volkan Demirel idi. Muslera ise GS’daki ilk kötü denebilecek sezonunu geçirdi.

2-Vukoviç (Konyaspor): Sezonun flaş ekibi Konyaspor’un dev stoperi rakiplerine ne yerden ne havadan geçit vermedi. Geçen yılki Epureanu benzeri bir çıkış yaşadı, eğer önümüzdeki sene yine onun gibi ciddi bir sakatlık yaşamazsa çok daha iyisini de yapabilir.

3-Kjaer (Fenerbahçe): Büyük hayal kırıklığı yaşayan Fenerbahçe’de bekleneni veren sayılı isimden biriydi. Aslında lige iyi başlamasa da kısa zamanda toparlandı. Çok dengeli ve komple bir defans oyuncusu. Çabuk, sert ve ayağı da düzgün. Bu sene %100’ünü gösteremediğini düşünüyorum, FB seneye şampiyonluk istiyorsa ona çok ihtiyacı olacak.

4-Douglao (Akhisar): Özellikle ligin ilk yarısı tüm otoritelerin dikkatini üzerine çekmişti. İkinci yarı takımının da ufaktan düşmesiyle gündemden indi ama hemen her santrafora karşı çok rahat kurduğu fiziksel üstünlükle o da bu senenin benim açımdan en iyilerinden biriydi.

5-Atiba (Beşiktaş): Genelde ön liberolar için gizli kahraman vs. denir ama Atiba’nın bu sene takımına kattıkları gizli filan değil apaçık ortadaydı. Mario’yu dışarda bırakırsak açık ara ligin en iyi futbolcusuydu. Extra gol/asist katkısı yapmadığı halde (takımın ihtiyacı da yoktu) dönen tüm topları topladı ve en kısa sürede en uygun arkadaşıyla buluşturarak işini kusursuz yaptı. Pas yüzdesi anormaldi. Ayrıca şunu da söylemeliyim Aurelio sonrası ligimizde izlediğim en iyi top saklayan ön libero o. Yine her zamanki gibi başarılı bir sezon geçiren M.Topal’ın adını da bu pozisyonun 2. adayı olarak analım.

6-Oğuzhan (Beşiktaş): Geçen yıldan bu yana gösterdiği gelişim inanılmaz. Şenol hoca Beşiktaş ile anlaştığında, arkadaşlarımla hoca acaba her zaman yaptığı parlatma işini bu sene kimlere uygulayacak diye tartışırken hepimizin ilk adayı Oğuzhan idi ve öyle de oldu. Pas oyununa yatkınlığı ve top tekniği ile zaten her halükarda belli bir kalitenin üzerine çıkacağı belliydi ama bu sene özellikle top sürüşü ve gol vuruşlarındaki soğukkanlılığı ile lige damgasını vurdu.

7-Visca (Başakşehir): Seneye onu Sevilla forması ile izleyeceğiz gibi. Çok genç yaşta geldiği Başakşehir’de her sene üzerine koydu ve sonunda bu sene tavan yaptı. Stoch’a benziyor ama onun en iyi zamanından bile farklı olarak Visca takım oyununa da yatkın. Nani’den beklenti uzay olduğu için beklentiyi karşılamamış gibi görünse de bence buranın en büyük 2. adayı da oydu. Quaresma da en iyi sezonlarından birini geçirdi.

8-Podolski (Galatasaray): Burası biraz torpilli oldu ama GS’dan hiçbir ismi buraya almadan bu seneyi kapatmaya gönlüm razı olmadı J O da kötü başladığı sezonun genelinde Sinan Gümüş ile birlikte takımı adına umut veren iki isimden biriydi. Volkan Şen, Eren Albayrak ve Djalma da diğer adaylarım.


9-M. Gomez (Beşiktaş): Sezonun süperstarı. Beşiktaş’lılar Demba Ba gittiğinde şimdi ne olacak derken ondan daha da iyisini izleyeceklerini haliyle beklemiyorlardı. Gollerinin çoğunu yoktan var etti. Komple santrafor tanımının tam karşılığıydı.


10-Sosa (Beşiktaş): Geçen yıl et mi balık mı derken sezon bitti ama bu sene potansiyelini tam olarak sahaya koyabildi. Saha içi ve dışı karizmasıyla da lige ayrı bir renk kattı. Bir Hagi, bir Alex, bir Sergen değil belki ama bu seneki performansını birkaç yıl daha sürdürebilirse yıllar sonra bile Beşiktaş’lılar adını dillerinden düşüremeyecekler.


11-Eto' (Antalyaspor): Rodallega ile birlikte Anadolu’nun en güzel iki gol ayağından biriydi. Bu yaştaki bir dünya yıldızının Antalyaspor gibi bir takımı bu derece sahiplenmesi bile yeterdi, 20 gol atmasına gerek yoktu.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...