30 Ağustos 2011 Salı

29 Ağustos 2011 Pazartesi

Reyes... Arshavin... Podolski... ?


Geçenlerde bir gazetedeki Lig TV reklamını görünce, zaten hoşuma gitmeyen durum iyice kafama dank etti. Reklamdaki resimde Quaresma, Alex ve Burak'ın yanında bizi temsilen Servet'in resmi vardı. Sanırım daha önce Arda'nın olduğu yere, onun transferinden sonra Servet'i monte etmişler çünkü resim çok tanıdık geldi.

İlk önce refleks olarak "bu ne yaa?" dedim Servet midir yani Galatasaray'ın yıldızı? Sonra şöyle bir düşündüm. Bu sene gerçekten iyi transferler yapıldı Melo, Selçuk, Muslera, Ujfalusi, Elmander.. Ama hiçbirisi o resme girecek, gol atan veya attıran maçın kaderini değiştiren "yıldız" futbolcu değil. Arda'nın yokluğu sol kanatla birlikte, takımın yıldızı kontenjanını da tamamen boşaltmış.

Bu sebeple sol kanada yapılacak transfer bir anlamda bu boşluğu da dolduracak bir isim olmalı. Adı geçen başlıktaki 3 isim de bu iş için ideal isimler. Umarım transfer sezonunun bitmesine sadece bir hafta kalmışken o çapta bir adam alabiliriz.

Not: Mevcut kadromuzdan o resimde göz tırmalamayacak tek adam Baros ama son 2 seneki performansından sonra onu da diğer üç ismin yanına layık görmemişler demekki. Haksız da sayılmazlar.

28 Ağustos 2011 Pazar

Milletvekili Yemini


Belki de, milletvekilleri kürsüye çıktıklarında, yalnızca şunu demeliler:

“1985 yapımı Namuslu filminin ilk yarısındaki Şener Şen gibi olacağıma ant içerim!”


Murat Menteş

200. POST !


Yazmaya başlayalı bir seneyi devirmişiz üstüne de bir ay geçmiş.
Şuan itibariyle sayılar; 200 post, 404 yorum, 49.620 ziyaretçi, 54 izleyici...

Yazmaya devam...  Teşekkürler...  :)

100.post yazısı

27 Ağustos 2011 Cumartesi

Che Guevara'nın Satranç Tutkusu

Artık gençliğin T-shirt'lerdeki asi bakışlı adam olarak tanıdığı ünlü devrimci Che Guevara'nın ateşli bir satranç sever olduğunu biliyor muydunuz? Che Guevara'nın elimize geçen oyunlarından bir amatör olarak oldukça iyi bir satranç oyuncusu olduğunu anlayabiliyoruz. Hakkında bilinen en ünlü iki anekdot ise şöyle;

Havana'da düzenlenen satranç turnuvası sırasında Tal* ve Korchnoi** simultane gösterileri düzenlemektedir. Korchnoi'un rakipleri arasında Che Guevara da vardır.

Bir görevli Korchnoi'a yaklaşır ve şöyle der:

-"Che Guevara tutkulu biçimde satrancı seviyor ama o kadar da kuvvetli değil. Sizle berabere yapabilse çok mutlu olurdu."

Korchnoi anlayışla başını sallar.
Daha sonra otele dönüldüğünde Tal sonucu sorar ve Korchnoi'un tüm oyunları kazandığını öğrenir.

-"Ne! Che Guevara'ya da mı kazandın?"
- "Evet. Katalan açılışına karşı ne oynayacağı konusunda en ufak fikri bile yoktu."

Bir satranç tutkunu, Korchnoi gibi bir satranç fanatiğine toslamıştır. Üstteki resim de bu oyundan alınmış.

Diğeri de sanırım 1963 yılında bir turnuvada geçer. Che Guevara, Büyükusta Pachmann*** 'a yaklaşır ve şunları söyler:

-"Biliyorsunuz yoldaş Pachman, bakan olmaktan memnun değilim. Sizin gibi satranç oynamayı veya Venezuela'da devrim yapmayı tercih ederdim."

" Satranç tahtasında tüm denizlerdekinden daha çok macera vardır" diye bir söz vardır. Satranç oynamanın heyecanını bir devrim yapmakla eş tutan Che Guevara da bunun kanıtı değil mi?


(Metin Selim Gürcan'dan alıntıdır.)

* Mikhail Tal : Sekizinci dünya satranç şampiyonudur.
** Viktor Korchnoi : 1978 ve 1981 dünya satranç şampiyonası finalisti.
***Ludek Pachmann : 1978 Batı Almanya satranç şampiyonudur.

19 Ağustos 2011 Cuma

Transferdeki akıl durgunluğunun son adımı: Engin Baytar


Pas, teknik, top sürme, frikik, bitiricilik, kafa, orta yapma, konsantrasyon, şut, denge, pozisyon bilgisi, soğukkanlılık, çeviklik, oyunu okuma, yer tutma, sürat, güç, mental vs... Futbolcuların temel özelliklerini listelemeye kalksak liste böyle uzayıp gider...  Biz diğer hepsini bir kenara koyup, sadece top tekniklerine göre ligimizdeki yerli futbolcular için bir sıralama yapacak olsak, Engin bu listenin en tepesindeki iki üç adamdan birisi olurdu. Fakat futbol sadece teknik değil ve Engin de ligimizdeki en iyi yerli futbolculardan birisi değil! Öncelikle bunu belirtelim. Transferinin gerekliliğini tartışmaya geçersek;

Sol açık pozisyonu için önce alternatifi Culio, sonra da yerin asıl sahibi Arda gidince, o bölge tamamen sahipsiz kalmıştı. Oraya kaliteli bir yabancı oyuncu alınacağını varsaysak bile rotasyon için bir tane de yerli futbolcu alınması şarttı. GS kalitesinde alınabilecek sol kanat adamlarının sayısı çok çok az: Sırasıyla Olcan Adın, Ozan İpek ve Engin Baytar. İlk ikisini almak için şu an dünyanın parasını harcamaktansa yönetim, kulübüyle (her zamanki gibi) problemleri olan satış listesindeki Engin Baytar'ı çok uygun bir fiyata kadroya katmayı tercih etti ki bu açıdan hiçbir sıkıntı yok. Benim itirazım olan nokta; Engin'in Fatih Terim'in elinde uysallaşacağı ve takıma çok faydalı olacağı hatta Arda'nın yerini dolduracağı iddiası!

Ligimizi sadece özetlerden takip eden gaz taraftarımızın sandığı gibi uysallaşacak ve Kazım gibi sadece topunu oynayacak falan değildir. Engin daha Gençlerbirliği'nde oynarken yakın arkadaşlarıma bu çocuk acayip yetenekli ama kafadan çatlak dediğimi hatırlıyorum. Yıllar geçti ama Engin hala aynı. Demem o ki En-gin dü-zel-mez. Bu kafayla ondan ne alabilirsek alırız, bir kaç maç kurtarsa kardır yani benim açımdan "ya tutarsa tarzı" Serdar Özkan transferinden hiçbir farkı yok. Olursa olur olmazsa gider. Tahminim ise Serdar gibi rezil olmaz ama Kazım'ın oynadığının onda birini de oynayamaz!

Şehitler Ölmez


Yumruklar sıkılmış çatılmış kaşlar,
Hakka kenetlenmiş kartal bakışlar,
Bedenler üstüne yığılsa taşlar,
Şehitler Ölmez, şehitler ölmez !

10 Ağustos 2011 Çarşamba

HAYIRLISI OLSUN


Papatya falına dönen muhabbet nihayet noktalandı. Kalsa da üzülmeyecektim gerçi ama bahsi geçen paralara şu an için bu transfer herkes için en hayırlısı oldu bence.

Bir yıldır doğru düzgün futbol oynamamış bir adam, kendisi de gitmek istiyorsa böyle bir teklifte satılır iki kere iki dört. Keşke transfer daha önceden netleşseydi yerine alınacak adamı bulmak için daha fazla vaktimiz olsaydı vs. ama bu işler böyle yürüyor maalesef. Önce A.Madrid teklifini yapıp beklemeye geçti, bizimkiler yollamak istemediler ki Arda da tam kararını verememişti, günler geçip sezon açılışı yaklaşınca bu arada Aguero'yu da kaptıran A.Madrid fiyatı yükselterek bir kez daha yokladı, Arda da bu kez daha kararlı bir şekilde gitmek istediğini söyleyince olay bitti!

Bugün haberi veren tüm kanallarda yorumcular "Hani Fatih hoca ikna etmişti kalıyordu ne oldu?" yu soruyorlar. Saflık güzel şey tabi herkes ne istiyorsa ona inanabilir ama ben kararımı vermişsem öz babam da takımın başına geçse, hem de kulübüme de dünyanın parasını kazandırıyorken, giderim aga.

Arda'ya "Niye gidiyonnn hani harbi Galatasaray'lıydın yeaa?" diye kızan tiplere de sadece gülüyorum. Bu mantıkla Metin Oktay da Palermo'ya gitmemeli, herkes altyapısından çıktığı takımda jübilesine kadar oynamalı, bizler de ilk işyerlerimizde ölene kadar çalışmalıyız falan filan... :) 

Neyse biz şimdi önümüze bakarsak, artık Galatasaray için iki tane ofansif orta saha transferi Allah'ın emri oldu. Umarım Fatih hoca da aklını başına alır da hala forvet peşinde koşmaz. Şu an takımda Kazım'dan başka ofansif orta saha oynayacak futbolcu yok! (Aydın ve Emre'yi sayan varsa onlar sayadursun ben yazmaya devam ediyorum) Birisi Arshavin olursa harika olur bana Reyes ismini unutturabilecek sayılı adamlardan birisi o.

Son sözümde zamanında şu linkteki teklif muhhabeti olduğu zamanlarda "yok olm sahteymiş o belge A.Madrid naapsın Arda'yı" diyen kompleksli arkadaşlara ki futboldan cidden anlayan çok yakın bir arkadaşım bile aynı muhabbeti yapmıştı bana. Sakatlığın izlerini tamamen silmiş, kafasını futbola vermiş bir Arda çok daha fazla ederdi.

Hayırlısı olsun... 

8 Ağustos 2011 Pazartesi

CULİO'YU YOLLAMAK YAPILABİLECEK EN BÜYÜK BEYİNSİZLİKTİ!


İki-üç tane eli yüzü düzgün adam alındı diye bu takım oldu mu sanıyorsunuz?

Culio'yu kiralamakta neyin nesi?

Fatih Terim her zaman ki gibi eski hocanın getirdiklerini hiç düşünmeden yollamaya devam ediyor ama herkesten çok kendisine zarar verdiğinin farkında değil.

Aklım almıyor, hocam geçen sene bu takımı hiç mi izlemedin? Melo-Selçuk 'un ilk yokluklarında yine Ayhan'a mı sarılacaksın? Hadi orta sahanın göbeğini geçtim, koca takımda sol kanatta Arda'nın tek yedeği yok. Culio'yu tutup, yeri geldiğinde solda da kullanma şansın varken şimdi bir de Arda'ya yedek mi transfer edeceksin?

Haa sen forvet istiyordun illa değil mi bir de.. Baros-Elmander-Stancu-Kazım (Stancu'yu da Hagi getirdi hocam onu da yolla eksik kalmasın) varken önce bir santrafor getirelim. Elinde Culio varken onu yollayalım, Arda'ya yedek getirelim, Gökhan-Servet tüm sezonu götürür Ujfalusi'yi sağa çekelim süper fikir.. 

Neye güveniyorsun? Ayhan döktürecek, Aydın yarım asırdır "beklenen çıkışını" yapacak, Gökhan Zan da bu sezon hiç sakatlanmayacak, buna mı güveniyorsun?  Sonra sezon sonunda çıkıp, çok güvendiğim adamlar beklentimi karşılayamadı deme o bir kere olur hocam.

Millet adam gibi tek maç oynamadan milyonları götürürken Culio'yunun aldığı "gayet makul" ücreti mi battı? Bu adam geçen sene bu takım için savaşan tek adamdı, beyinsizliği de geçtim ayıp değil mi?

Ben onu bunu bilmem bu takımın Culio'ya ihtiyacı vardı. Lig başladıktan 3-4 maç sonra herkes bunları yazacak ben şimdiden yazayım dedim.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...