25 Nisan 2012 Çarşamba

Çok iyi bir kafa


"Tanrı'nın beni dünyaya mükemmel bir film yapmam için yolladığına inanıyordum ve o filmi yapmadan beni öldürmeyeceğine o kadar emindim ki Los Angeles'ta depremler olduğunda apartmanımdan dışarı bile inmiyor, depremin tadını çıkarıyordum. Evet, beni öldürmeyecekti. Tabi Pulp Fiction'u yapana kadar. Artık yolda rahat yürüyemiyorum her an ölebileceğini düşünmek korkutuyor insanı"

Quentin Tarantino

23 Nisan 2012 Pazartesi

DAHA BİTMEDİ


Futbolun adaleti yok ama yıldırım da iki defa aynı yere düşmez.
Bu bir David Fincher filmi değil iyi olan kazanacak!
Kadıköy'deki maçtan sonra görüşelim... 

16 Nisan 2012 Pazartesi

Beşiktaş:0 - Galatasaray:2


Koca sezon hiçbir şey oynama sonra kuş konduracakmış gibi bu maçta beklentini yükselt. 22 puan fark yediğin takıma yine yenilince de kudurup sahaya atla... 

Bu tip sahaya atlayan elemanlar için çok güzel bir önerim var TFF 'ye. O Eboue'nin üzerine koşan küçük enişteyi tutmuyorsun, bırakıyorsun... Önerim bu. İki üç uygulasınlar bak bir daha kimse sahaya atlıyor mu?

Beşiktaş taraftarı ne hayal ediyordu bilmiyorum ama asıl maçları haftaya Trabzon'da. Mağlup olurlarsa 4.lük yolu görünür ve UEFA yalan olabilir. Alt gruptan gelecek takım buradan geleni eleyecek bence.

Galatasaray-Fenerbahçe ile Beşiktaş-Trabzonspor ikilileri arasında neden bu kadar puan farkı olduğu dün ve bugün bir kez daha kendini gösterdi.

Ulan Aydın ne diyeyim şimdi ben sana... 

Veli Kavlak=Barış Özbek 

Oğlum olursa adını Muslera koyacağım. Yarın öbürgün problem yaşarsa Mustafa olacakmış  memur yanlış yazmış filan der yırtar :)

Haftaya süper kupa masalı biter!

10 Nisan 2012 Salı

HAYATIMIN FİLMLERİ #30.Rain Man#


30. Rain Man (1988)
Yönetmen: Barry Levinson
Oyuncular: Tom Cruise , Dustin Hoffman
Imdb notu: 8.0

Yol hikayelerinde karakterlerin zıt yapılarda olması klasiktir, filmin kalitesini ise hikayenin farklılığı belirler. Yağmur Adam'da diğer yol filmlerinde de olduğu gibi iki zıt karakter mevcut ve iyi olanın diğerini değiştirme aşaması konu ediliyor. Farklılık ise burada yatıyor; iyi olan diğerini değiştirirken bunun farkında bile değil...

Yönetmen Barry Levinson işin başına geçmeden önce, çok sayıda senarist ve yönetmen "Yağmur Adam" 'ın senaryosuna el atmış. Çoğu, bir kullanılmış araba satıcısının, ülkeyi bir uçtan diğerine kat ettikleri bir yolculukta, ona kalan milyonlarca dolarlık bir servete el koyabilmek için otistik abisinin sevgisini kazanmaya çalışmasının öyküsünü perdeye taşımayı fazla zor bulmuş. Filmin yıldızları Tom Cruise ve Dustin Hoffman bile, çekimler esnasında "Bir arabada iki ahmak" adını taktıkları filmin sonuçta neye benzeyeceğinden endişeliymiş.

Yönetmen filmin merkezinde yer alan insani gelişime odaklanıyor. Raymond uçağa binmediği için, otistik Raymond ile ülkenin bir ucundan diğerine arabayla giden Charlie'nin hiç tanımadığı ağabeyini anlamaya, ve bu süreçte daha önce sahip olmadığı bir incelik geliştirmeye başlıyor. Hoffman, aşırı heyecanlandığında ortaya çıkan tiklerini fazla abartmadan, karakterinin otizmini yakalamayı başarır ama bu filmde benim adıma asıl etkileyici olan oyunculuğunu kendisinden daha deneyimli bir aktör karşısında yüksek nitelikli tutmayı başaran, nihayet yaşamında bir nebze derinlik bulan sığ bir adamı ustalıkla canlandıran Tom Cruise'dur.    


25 milyon dolar bütçeyle 355 milyon dolarlık gişe getirmiş, Oscar'da da en iyi film, en İyi yönetmen, en iyi erkek oyuncu ve en iyi orijinal senaryo dallarında ödülü kazanmıştır. Filmin soundtracki Hans Zimmer imzalı "On the Road" çok meşhurdur. Hatta bir aralar eski Kanal D ana haber müziği olarak kullanılmıştı.

"Rain" kelimesinin sadece "yağmur" değil "bereket" gibi nice anlamları vardır. "Rain Man"de "bereket dağıtan adam" gibi bir anlama gelir.
Raymond: Hmmm 365 koyun var.
Charlie: Nasıl saydın?
Raymond: Ayaklarını saydım dörde böldüm.

Yazar Barry Morrow, Raymond karakterini yazarken geçtiğimiz yıllarda ölen savant sendromlu meşhur Laurence Kim Peek'den etkilendiğini belirtmiştir. Kısaca Kim Peek'den  bahsedersek; beyninde doğuştan gelen bir gelişim bozukluğu sonucu fotografik hafızası aşırı gelişmiştir. 16-20 aylıkken etrafındaki şeyleri ezberlemeye başlamıştır. Kitapları okuyup ezberledikten sonra rafa ters koyarak kitabı bitirdiğini göstermektedir. 1 saat okumadan sonra okuduklarının nerdeyse hepsini ezbeleyebilen Peek'in 15 farklı alanda 12.000 kitabı ezberlediği düşünülmektedir. Yapılan IQ testlerinden ise ortalama zeka seviyesi kabul edilebilecek olan 87 puan almıştır. 

1984 yılında senarist Barry Morrow, Kim Peek ile Texas'da buluşmuş, bu buluşma sonucunda Rain Man filmi fikri aklına yerleşmiştir. Dustin Hoffman da rolünü daha iyi oynayabilmek için Peek ile görüşme ayarlamıştır. Filmin kazandığı Oscar, Kim Peek'e verilmiş ve Peek'in gittiği yerlere bu ödülü de götürmesi nedeniyle ödüle "En Çok Sevilen Oscar" adı verilmiştir. Film Peek'in kendine güvenini arttırmış ve sosyal alandaki sorunlarının azalmasına yardımcı olmuştur. Televizyon programlarına da çıkan Kim Peek insanların doğduğu tarihin hangi güne denk geldiğini ezberden söylemekten büyük keyif almıştır. Bu arada ilham kaynağı Peek olmasına rağmen Raymond Babbitt karakterinin Peek gibi savant sendromlu değil, otistik olduğunu hatırlatalım.
Dustin Hoffman'ın bu filmdeki anormal performansını belki "I'am Sam" filmindeki Sean Penn'in performansına benzetebiliriz sadece. Dustin Hoffman 'ın sağlıklı, normal bir insan olduğunu, daha doğrusu bir oyuncu olduğunu bilmeyen biri kendisini gerçek bir otistik zannedebilir rahatlıkla.

Meşhur kumarhane sahneleri çok eğlencelidir, insana böyle bir yeteneğe sahip olmanın nasıl bir şey olacağını hayal ettirir. Filmin sonlarına doğru Raymond ve Charlie 'nin doktorlar odadan çıktıktan sonraki halleri ve Raymond'ın kafasını Charlie 'ye dayadığı sahne filmin en sevdiğim sahnelerindendir. 


Önceki Filmlerim: 31.Old Boy , 32.Sleeping with the Enemy , 33.First Blood , 34.The Deer Hunter , 35.Saving Private Ryan , 36.Die Hard , 37.The Prestige , 38.Jerry Maguire , 39.Duvara Karşı , 40.The Ring , 41.Ip Man , 42.Unforgiven , 43.Issız Adam , 44.Dead Man Walking , 45.Atonement , 46.The Pianist , 47.The Shining , 48.Run Lola Run , 49.The Others , 50.Enemy at the Gates

8 Nisan 2012 Pazar

DÜŞMEMESİ GEREKENLER | TOP 5

Samsunspor sonuna kadar getirdiği "mucize" 'yi gerçekleştiremedi ve Ankaragücü ile Manisaspor'dan sonra düşen üçüncü takım oldu maalesef. Maalesef diyorum çünkü hem Samsunspor'a karşı bir sempatim var , hem de Antalyaspor'u pek sevmiyorum. Antalyaspor'un emeklilerden oluşan kadrosunu da, iddiasız hocasını da, etkisiz taraftarını da hiçbirini süper lige layık bulmuyorum. 

Sezonun ilk yarısındaki duruma bakıldığında Manisaspor'un düşmesi de belki biraz sürpriz oldu ama ikinci yarıdaki halleri ile düşmeyi sonuna kadar hakettiler bence.

Sezon başında benim Ankaragücü 'nden sonraki ilk adayım Karabükspor 'du aslında. Bülent Korkmaz hamlesi ve devre arasında yaptıkları hem nicelik hem de nitelik olarak üst düzey transferleri ile lige tutunmayı başardılar. Bülent Korkmaz da bundan sonra yeni Yılmaz Vural olarak düşmemeye oynayan takımlar için ilk tercihlerden birisi olacak. 

Neyse biz şimdi düşen takımlardan ligimizde kalmayı hakeden (bence) ilk 5 futbolcuya bakalım;  

5. Ekigho Ehiosun: Kayerispor ve Gaziantepspor maçlarında kaçırdığı gollerden sonra istenmeyen adam ilan edildi ama sezon geneline bakıldığında Samsunspor'un tartışmasız en yaratıcı oyuncusuydu. 21 yaşındaki Nijerya'lı,  sol kanat ve forvette sergilediği müthiş sürati ve tekniğiyle akıllarda yer etti. Seneye de ligimizde gelişimine devam ettiğini görmek isterim.

4. Yiğit İncedemir: Ligimiz ön liberodan geçilmiyor ama belli bir kalitenin üzerindekiler de bir elin parmaklarını geçmez. Yiğit son yılların modası çift yönlü orta saha tabirine pek uymuyor ama tek ön libero oynayan takımlar için ideal bir isim. Mehmet Topal'a benzetiyorum stilini. 27 değil de 21-22 yaşlarında olsa geleceği daha parlak olabilirdi. En büyük handikapı sertliğin dozunu ayarlayamaması ve bol kart görmesi. Yine de Antalyaspor, İBB veya Kayserispor 'un şu anki kadroları için çok uygun bir isim.


 
3. Kemal Tokak: Geçen sene 2.ligde olmasına rağmen adını o kadar sık duyuyorduk ki sırf onu merak ettiğim için özellikle birkaç Samsunspor maçı izlediğimi hatırıyorum. Bu sene beklenen çıkışı gerçekleştiremedi. Özellikle büyük takımlarla oynanan maçlarda golle sonuçlanan bireysel hatalar yapması büyük şanssızlık oldu. Yine de şu an kaliteli Türk stoper bulmak çok zor ve Kemal de gelecek vaadedenlerin başında geliyor. Çift yabancı stoperle oynayan Karabükspor veya Sivasspor Kemal'i kadrolarında düşünebilir.






2. Ahmet İlhan Özek: Benim sevdiğim, özel bir futbolcu Ahmet İlhan. Fiziği ve sürati kusursuz. Bu sene süper ligde bolca süre bulunca kendini kolay yere bırakma, hakemi kandırmaya çalışma gibi bazı defoları ortaya çıktı ama takımın kötü gidişinin performansını böyle olumsuz etkilediğine inanmak istiyorum. Seneye Bursaspor veya Eskişehirspor gibi yukarıya oynayan ama kanat oyuncu rotasyonu zayıf takımlarda yıldızlaşabilir.

 
1. Theofanis Gekas: Hakkında yoruma en az gerek duyacağımız isim o. Takımının lige tutunması için gereken kıvılcımı o çaktı ama yetmedi. Sivasspor karşısında sahada olsa belki şu an süper ligdeydiler. Ülkesine dönerken ağlayarak ayrılmış. Kariyerli adamların geldiği küçük takımı sahiplenmeleri çok hoşuma gidiyor. Yaşının da etkisiyle sık sakatlanıyor ama yine de 5 büyükler dışındaki herhangi bir takımın en ucuna onun ismini yazsak kimse itiraz etmez sanırım.

7 Nisan 2012 Cumartesi

BİR ÇUVAL İNCİR...


Değerli olan sahadaki hırs. 

Taraftarın sevgilisi olan "savaşçı" futbolcular hatta bir "sevgi sözcüğü olarak" psikopatlar,deliler bu payeyi sahadaki mücadelesiyle alır. Soyunma odasında takım arkadaşını döverek değil...

90 dakika dışında gerçekleşmiş hiçbirşey hakkında yazmayı sevmiyorum ama bu bana çok dokundu. Olayın diğer kahramanı Servet veya Necati filan olsaydı bu kadar rahatsız olmazdım bunu da itiraf edeyim. Melo ve Riera sezon başından beri çok samimiydi. Resimdeki pozun aynısından onlarca kez kendi twitterlarında gördüm.

Felipe Melo defteri benim için kapanmıştır. Bu saatten sonra Juve bedava da verse alınmasını istemem. Bir de Riera zaten ruhsuzdu iyi yapmış Melo diyen tipler var ki asıl sopalık onlar bence.

İnanılmaz abartılı iddialar var. Bazı kaynaklar soyunma odasına kilitleyip dövmüş diyor ki bu bile yeterince sinir bozucu zaten ama en korkuncunu bu sabah duydum. İddiaya göre Melo, Riera'ya saldırıp ilk yumrukla bayıltmış daha sonra 45 sn. boyunca yerde baygın yatan Riera'yı tekmelemiş! Güvenlik kamerasındaki bu görüntüleri izleyenler şok olmuşmuşmuş. Soyunma odasında güvenlik kamerası var yani. Turgay Şeren'in dediği gibi yok eb.... Ali Sami.. 



Güle güle Melo yolun açık olsun. Senin gollerinle gelecek şampiyonluk gelmesin.

1 Nisan 2012 Pazar

Yenmeye geliyorum deyip pozisyona giremeden dönmek! | Galatasaray:2-Orduspor:0


Saçma sapan Culio tartışmaları yüzünden ekstra anlam yüklenmeye çalışılan maç,  Galatasaray nasıl istiyorsa o şekilde "basitçe" oynandı ve bitti. Orduspor başkanının, Fatih Terim'den canlı yayında aldığı ayarın gazıyla verdiği "Galatasaray'ı yenmeye geliyoruz" demeci sayesinde, Galatasaray'lı futbolcular da maçı iyice ciddiye aldılar ve kalite farkını sahaya yansıtmalarına yetecek mücadeleyi gösterdiler.

Kabul etmeliyim ki bu olayların fitilini ateşleyen kişi ise maalesef benim çok sevdiğim Culio oldu. Döneceksen zaten dönersin, hiçbir madde futbolcunun tercihlerinin önüne geçemiyor, ben şimdiye kadar oynamak istemediği kulüpte zorla oynatılan bir futbolcu görmedim, fakat sen durup durup tam da GS maçı öncesi "sene sonu Galatasaray'a döneceğim, bana kalsa bu maç oynamak istemezdim" gibi laflar edersen bu zevzekliktir.

Maçın üzerine çok fazla konuşacak bir şey yok. İlk yarıdaki Orduspor maçına çok benziyordu. Tamamen defansa yoğunlaşmış bir rakip, iyi mücadele ama az pozisyon ve yavan bir futbol. Necati'nin golü çok güzeldi onun bu tip gollerine alışığız da Sabri'nin attığı goldeki soğukkanlılığı ise herkese sürpriz oldu :) Bu akşam ki TS-FB maçı play-off'lara kaç puan farkla gireceğimizi belirleyecek.

Orduspor adına ise futbolcular arası bazı problemlerin dün sahada yine tekrarlandığına şahit olduk. Birkaç hafta önce Culio ile Gosso sahada birbirine girmişti, dün de Yalçın ile Dalmat arasında bir benzerini izledik. Cuper seneye takımın başında kalırsa bu tip olaylara karışanlara neler yapmayı planladığını az çok tahmin edebiliyorum.

Transfer döneminde ilk olarak iyi bir yabancı stoper bulmaları şart. Düşen Manisaspor'dan Akaminko bence ideal bir isim olur. Zamanında Orduspor'da çok iyi oynamıştı, şehri tanıyor ve taraftarın da sevdiği bir isim. Daha sonra Gosso'nun yanına Hakan Özmert'ten daha istikrarlı bir orta saha (Hakan Özmert bu sene taraftarları için en büyük hayal kırıklığı olan isimdi bence), Culio'nun yerine o kalitede bir oyun kurucu, Stancu'nun yerine bir sol açık vs... Orduspor'un işi bu yaz kolay olmayacak.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...