27 Mayıs 2019 Pazartesi

SÜPER LİG 2018-2019 ALTIN ONBİRİ



1-Mert Günok (Başakşehir): Bursaspor‘daki performansı çok kötüydü. Başakşehir’de formayı Volkan Babacan’dan aldığında çok şaşırmıştım fakat hak ettiğini fazlasıyla kanıtladı. Kurtarış sayısı ve yüzdesi her şeyi özetliyor ama istatistiklerde görülemeyecek önemli bir özelliği daha var: ayakları çok çok iyi. Başakşehir gibi geriden pasla çıkan bir takım için ideal bir kaleci oldu. 30 yaşında ve adı şimdi tekrar Fenerbahçe ile geçiyor. Bakalım çıkışını önümüzdeki sene de sürdürebilecek mi?


2-Filip Novak (Trabzonspor): Trabzonspor’un bu sene oynadığı coşkulu futbolun önemli dişlilerinden biriydi. Çok hızlı bir bek değil ama ona rağmen bu sene hücum yardımı kusursuzdu. En kolay seçim yaptığım pozisyonlardan biri sol bek oldu bu sene. Diğer adayım ise Alanyaspor’dan N'Sakala idi.


3-Domagoj Vida (Beşiktaş): Disiplinli, istikrarlı ve çalışkan bir futbolcu. Sürpriz goller de attı. Yıllık ücreti Beşiktaş standartının çok üzerinde ama sanırım taraftar bu sene aldığı parayı helal etmiştir 😊 Bu arada ilk yarı sonunda ligimizden ayrılıp Avrupa’ya giden stoperler Ozan Kabak ve Merih Demiral’ı da bu senenin parlayan yıldızları olarak anmadan geçmeyelim.


4-Alexandru Epureanu (Başakşehir): Sakatlığı Başakşehir’i şampiyonluktan etti desek yanlış söylemiş olmayız. Aslında çok maç kaçırdı ama buna rağmen formayı ondan daha fazla hak eden bir aday bulamadım. Bu arada bence şu an ligin en iyi stoperi Marcao fakat devre arası geldiği için onu kadroya almadım.


5-Douglas (Sivasspor): 7 asisti var, hücumda müthiş etkiliydi. Top tekniği çok yüksek. Adı Galatasaray ile anılıyor, defansif açıdan çok iyi değil bazen dönüşlerde sıkıntı yaşayabiliyor ama şampiyonluk adayı bir takımda çok daha yararlı olabilir. Ayrıca bu mevkide Mariano, Caiçara, Pereira ve Gökhan Gönül’ün de iyi birer sezon geçirdiğini söyleyebiliriz.


6-Jose Sosa (Trabzonspor): Tepeden tırnağa futbolcu. Oynamaktan zevk aldığında takımının kaderine %100 etki edebiliyor. Partneri çok sık değişse de en çok Abdülkadir Parmak ile rahat etti sanki. Kadro korunup iyi takviye yapılırsa seneye Trabzonspor’u şampiyonluk yolunda sırtlayabilir. Bu pozisyonda diğer adaylarımdan Dorukhan bence en iyi çıkış yapan oyuncuydu. İrfan Can ve Donk da iyi sezon geçirdiler.


7-Edin Visca (Başakşehir): Final maçlarında silinmese çok net sezonun yıldızıydı. Yine de 12 gol, 14 asist müthiş bir istatistik. Ve de Visca ligin açık ara en istikrarlı futbolcusu. Diğer aday Abdülkadir de biraz daha olgunlaşmaya başladığında etkileyici işler yaptı. Önümüzdeki yıllarda bayrağı Visca’dan devralmaya en yakın aday o.  


8-Henry Onyekuru (Galatasaray): İlk maçlarındaki izlenimim hiç olumlu değildi. Garry ‘nin boşluğunu doldurabileceğinden emin değildim. Sağ tarafta oynadığı maçlarda tam katkı veremedi ama esas yeri olan sol tarafa geçince coştu. Soğukkanlılığı, hızı ve bitiriciliğiyle yaşından çok daha olgun bir futbol oynadı. 14 gol attı. Özellikle final maçlarının hiçbirini boş geçmedi, sorumluluk aldı. Potansiyeli oldukça yüksek, tekrar kiralama şansı olacağını sanmıyorum. Bu pozisyonda diğer adaylar Nwakaeme ve Trezeguet idi. Özellikle Nwakaeme 10 gol, 10 asist ile inanılmazdı. Rahatlıkla buraya onu da yazabilirdim. Bu sene en fazla zorlandığım tercih buydu.


9-Mbaye Diagne (Galatasaray/Kasımpaşa): Ligin açık ara gol kralı. 30 gol dile kolay. Penaltıdan çok gol attı ama onları çıktığında bile yine ligin gol kralı. Gomis’in rekorunu kırsa da kalite olarak futbolcular arasında seviye farkı var ve Galatasaray taraftarı ile bir türlü yıldızı barışmadı. Şampiyonluk kutlamalarında da yoktu, seneye Galatasaray forması giyeceğini zannetmiyorum. Sarı kart sınırındayken gol atıp maske takması ve cezalı duruma düşmesi, penaltı için takım arkadaşlarıyla tartışıp sonra penaltıyı kaçırması vs.. Ligimizin Balotelli’si olarak ilerleyen yıllarda hep hatırlanacaktır.


10-Feghouli (Galatasaray): Lige Sinan’ın yedeği olarak başladı, kadroya bile giremediği maçlar oldu fakat Terim onu futbola döndürmeden şampiyon olamayacağını anlamıştı. Şampiyonluk yolunda özellikle ligin ikinci yarısının tartışmasız yıldızıydı, final maçlara Onyekuru ile birlikte damga vurdu. Adem Ljajic ve Yusuf Yazıcı da iyi sezon geçiren diğer adaylardı. Özellikle Ljajic 2. yarının en iyi birkaç futbolcusundan biri idi. Feghouli olmasa sanırım buraya onu yazardım.
 

11-Vedat Muriqi (Çaykur Rizespor): Rizespor ile 17 gol, 8 asist. Kendi pozisyonunu yaratabiliyor, solak, uzaktan şutu var, hava toplarına hakim, top tekniği iyi, genç. Daha ne olsun.. Fenerbahçe ile adı geçiyor. Bu transfer gerçekleşirse seneye daha da fazla gol atabilir. Muriqi’den sonra en büyük aday da Burak Yılmaz’dı. İlk yarıyı (sağlıklı olarak) Beşiktaş’ta geçirse Diagne’yi bile geçebilirdi. Papiss Cisse ve Rodallega da kayda değer gole ulaşan diğer forvetlerdi.


30 Ağustos 2018 Perşembe

ALESSİO CERCİ ANKARAGÜCÜ'NDE!



2013-2015 arası işim nedeniyle Torino'da yaşadım. Bu dönemde pek çok maçta canlı gözle izleme fırsatım oldu. Ciro Immobile ile beraber takımın en önemli iki oyuncusundan biriydi. Hayranlıkla izliyordum.

Pek çok Avrupa devinde oynayabilecek bir futbolcu olduğunu düşünüyordum nitekim daha sonra Milan ve A.Madrid formaları giydi ama beklediğim gibi olmadı ve oralarda aynı iyi performansı sergileyemedi. Yine de Ankaragücü'ne transferi büyük olay.

Torino'dakinin yarısını bile oynasa tek başını kulübü bu sene ligde tutmaya yeter..

12 Ağustos 2018 Pazar

HAYATIMIN FİLMLERİ #16.La Vita é Bella#


16.La Vita é Bella (1997)
Yönetmen: Roberto Benigni
Oyuncular: Roberto Benigni
Imdb notu: 8,6

Çoğumuzun bildiği gibi filmimiz 2.Dünya Savaşı'nın hemen öncesi ve savaş zamanı, İtalya'da geçen bir hikayeyi (hatta masalı) anlatıyor. 

Yönetmen fiziken iki bölüme ayırmamış olsa da, film izleyicide net olarak iki bölümden oluştuğu hissini bırakıyor. 1939’da geçen ilk 50 dakikada kahramanımız ile esas kızın tanışıp, birbirlerine aşık olmaları anlatılıyor. Bu kısım, Charlie Chaplin’in sessiz dönem “Şarlo” filmlerinden fazlasıyla etkilenmiş, aynı mizah anlayışını sürdürüyor. İkinci bölüm ise Nazilerin işgali sonrası, toplanma kampında geçiyor. Yer yer ağlatan ama yer yer de naif şakalarını sürdürerek gülümseten, izleyiciyi şaşırtmayı başaran çok sıcak bir film.  


Filmi defalarca izledim ve çok sevdim ama oğlum olduktan sonra son izlediğimde (filmdeki çocuğa müthiş benziyor ve şuan aynı yaşlardalar) çok daha fazla etkilendiğimi farkettim.  

Kazandığı üç oscar, onlarca ödül ve sayısız olumlu eleştiriye rağmen filmi acımasızca eleştirenlerin sayısı da azımsanamayacak kadar çok. "Vahşeti absürde indirgeme cesareti gösterdiği",“Dönemimizin en büyük trajedisini evcil bir uysallığa indirgediği","Bir soykırım komedisi! olduğu" gibi.. Ben kesinlikle bu gruba katılmıyorum. Bu bir belgesel değil, kimseyi olmadığı biri gibi gösterme, ölenlerin ruhuna saygısızlık yapma veya gerçekleri çarpıtma gibi bir derdi olmadığı da ortada. 

Müthiş bir film, başarabilmenin çok zor olduğu bir akıcılıkta ve imkansıza yakın derecede duygulara dokunuyor.  


“Bu basit bir masal ama anlatması pek de kolay değil. Bir masal gibi hüzün var ama yine bir masal gibi mutluluk ve neşe dolu.”


Önceki Filmlerim: 17.Blade Runner18.The Village19.Back to the Future20.Scarface , 21.Inglourious Basterds , 22.Eternal Sunshine of the Spotless Mind , 23.Fight Club , 24.The Big Lebowski , 25.Bin-jip , 26.A Clockwork Orange , 27.A Fistful of Dollars , 28.K-Pax , 29.Her Şey Çok Güzel Olacak , 30. Rain Man31.Old Boy , 32.Sleeping with the Enemy , 33.First Blood , 34.The Deer Hunter , 35.Saving Private Ryan , 36.Die Hard , 37.The Prestige , 38.Jerry Maguire , 39.Duvara Karşı , 40.The Ring , 41.Ip Man , 42.Unforgiven , 43.Issız Adam , 44.Dead Man Walking , 45.Atonement , 46.The Pianist , 47.The Shining , 48.Run Lola Run , 49.The Others , 50.Enemy at the Gates

22 Mayıs 2018 Salı

SÜPER LİG 2017-2018 ALTIN ONBİRİ


 
1-Fabri (Beşiktaş): Ligin en az gol yiyen kalecisi. Böyle olmasaydı da yine onu kaleye yazardım çünkü kurtarış yüzdesi olarak da zirvedeydi. Cordoba'dan beri yıllar sonra ilk kez BJK taraftarı topu oyuna sokmada bu derece başarılı bir kaleci izledi. Diğer adaylarım da Muslera, Beto ve Serkan Kırıntılı idi.
 
 
2-Adriano (Beşiktaş): Yıllarca Barcelona'da nasıl tutunduğundunu tekrar tekrar gösteriyor. Tecrübesi ile Beşiktaş'a çok şey verdi. Pek çok maçta sağ bek oynamasına rağmen hiç sırıtmadı. Diğer sol bek adayım Nagatomo da müthiş bir devre oynadı ama sadece bir devre..
 
 
3-Pepe (Beşiktaş): Pekçokları kendisini Real Madrid yıllarından sertliği ile hatırlasa da ligimizde topu oyuna sokuştaki başarısı ile fark yarattı. 
 

4-Serdar Aziz (Galatasaray): İlk yarı bittiğinde burada Maicon'u düşünüyordum ama Brezilya'da tüm sezonu bitirip hiç dinlenmeden buraya gelmesi, ligimizin sonlarında dökülmesine yol açtı. Serdar çabukluğu ve basit oynaması ile burayı haketti. Skrtel ve Epureanu de iyi bir sezon geçirdiler.
 

5-Mariano (Galatasaray): Yıllar sonra pek çok Galatasaraylı bu sezonu onun Başakşehir'e attığı muhteşem gol ile hatırlayacak. Galatasaray sağ bek pozisyonu Eboue sonrası ilk kez rahat bir nefes aldı. Soğukkanlılığı, tekniği, oyun bilgisi ve kondüsyonu ile komple bir futbolcu Mariano.
 

6-Josef (Fenerbahçe): Aykut hocanın prensi en iyi sezonunu geride bıraktı. Eğer Fernando sakatlığı nedeniyle ligin üçte birini kaçırmamış olsaydı onu yazardım.
 
 
7-Emre Akbaba (Alanyaspor): Dile kolay 14 gol, 10 asist. Alanyaspor gibi bir takımla bu istatistiğe ulaşmak hiç de kolay değil. Bu yaz bir büyüğe transfer olması olası.
 
 
8-Garry Rodrigues (Galatasaray): Geçen yıldan bu yıla kendisini en çok geliştiren futbolcu tartışmasız Garry. Bu sene Tudor döneminde de iyi oynuyordu ama Fatih hoca ile lige damga vurdu. Özellikle Gomis ile uyumları şampiyonluğu getirdi. Trezeguet ve Babel de müthiş bir sezon geçirdi ama Garry özellikle ligin final haftalarında ağırlığını koydu.
 
9-Gomis (Galatasaray): Gol kralımız. Ayıla bayıla 29 gol attı, bu arada 3 tane de penaltı kaçırdı :) Sezonun yıldızı.
 
10-Talisca (Beşiktaş): Bir on numaradan ziyade ikinci bir forvet gibi oynadı ve özellikle kafa golleri ile pekçok maç kazandırdı. Seneye Beşiktaş için büyük kayıp olacak.
 
11-Visca (Başakşehir): Visca atmaya ve attırmaya devam ediyor. Bunca yıldır Başakşehir'den kapılmaması benim için bir mucize. Sağ kanat için ikinci bir adayım bile yoktu.

4 Şubat 2018 Pazar

KİM ŞAMPİYON OLUR?

 
Bana göre ligin en iyi takımı ile başlamak istedim. Beşiktaş iyi oynadığında diğer tüm rakiplerinden açık ara daha iyi oynuyor ve de ligin en geniş, rotasyonu en kaliteli kadrosuna sahip. Buna rağmen geçtiğimiz 2 sezonun aksine bu sene özellikle deplasmanlarda zorlanmaya başladı. Zaten yaşlı olan takım daha da yaşlandı ve bazı bireysel düşük performanslar bu kötü gidişte belirleyici oldu. Bana göre en önemli nedenlerden biri Oğuzhan'ın çok kötü bir sezon geçiriyor olması. Önceki iki sezonu bu kadar iyi geçirmesine rağmen bir türlü fiziksel olarak kuvvetlenemedi. Tolgay'ın bu sene Oğuzhan'dan yeterli süreyi almadığını düşünüyorum. 

Talisca müthiş bir silah ama hem maç seçiyor, hem de iyi oynadığı maçta bile konsantrasyon kayıpları yaşıyor. Bazen oynuyor bazen sadece izliyor. Yine sezonun kalanında tek başına en az 2-3 maç daha kazandırabileceğini tahmin etmek zor değil. Quaresma çok fazla top kullanıyor ve topları da genelde çizgiden ayrılmadan sürebildiği kadar sürüp içeri doldurmak şeklinde kullanıyor. Bir yerde okumuştum ilk yarı kullandığı 600 topun yarısında (!) top kaybı yapmış. Bu inanılmaz bir istatistik. Eskiden bildiğimiz Quaresma gibi maç içinde 5 dk. oynayıp 15dk uyumuyor, maçın hep içinde ama hiç basit oynamıyor. Her topu ceza sahasına doldurmak istiyor, buna rağmen gol+asist sayısına bakıldığında durumu içler acısı. Son olarak da müthiş bir ilk yarı geçiren Babel ikinci yarıya kötü başladı. Saydığım bu bireysel performanslar bir araya geldiğinde de bazı şeyler yolunda gitmedi..

Cenk'in ayrılığı tabi ki önemli bir güç kaybı oldu ama özellik olarak alakaları olmasa da Love transferi ile boşluğunu doldurdular diye düşünebiliriz. Cenk gibi duvar olamaz, pas yapamaz, top tutamaz ama en az onun kadar bitirici, çok daha hızlı ve fırsatçı bir oyuncu. Negredo da yeterli yedeklemeyi yapacak ve santraforda sorun yaşanacağını tahmin etmiyorum. Aynı şeyi defans hattı için de söyleyebiliriz kaliteli ve sağlam bir defans hatları var. 

Önümüzdeki sene Gökhan Gönül'ü yedeğe çekecek iyi bir sağ bek, Quaresma'nın yerine iyi bir sağ açık, Medel/Atiba kalıcı değişikliği ve (Talisca'nın bonservisi alınması imkansız göründüğünden) kaliteli 10 numara transferi şart görünüyor. 

Ligin en iyi takımı olmasına rağmen şampiyonluk yarışında çok geride kaldı ve buradan gelip şampiyon olma ihtimalini zor görüyorum. Daha Bayern Münih maçları nasıl atlatılır konuşmadık bile.. Şampiyonluk şansları bence %20.   

 
 

İlk 4 içerisinde en dar kadroda sırada.. Ayrıca hocası da diğer üçünün aksine çok daha defansif top oynatan, takıntılı bir hoca. Yani çok karamsar bir tablo ile başlıyoruz. Son dönemde Türkiye liginde defansif anlayışla şampiyonluğa ulaşan hoca sayısı iki (!) ama bunu başaranlardan biri de yine kendisi (diğeri Lucescu).

Ozan'a ihtiyacı olduğunu ve bu kadar kolay harcamaması gerektiğini düşünüyorum. Josef-Mehmet ikilisinden eski hocalar gibi o da vazgeçemedi ama bu durumda önündeki üçlüye bu ikiliden sıfır destek geliyor. İki tane tek yönlü ama işini yapan ön liberosu var, üçüncü yok.

Giuliano takımın yarısıydı ve ciddi sakatlığı herşeyi berbat etti. Giuliano yokken tek iş yapabilecek oyuncusu Valbuena ve hoca onu diğerleri kadar koşmuyor veya diğerlerinden fazla top kaybediyor (bu çok doğal değil mi?) diye oynatmıyor. Forvetlerinin hiçbiri yeterli değil. Üç tane vasat üstü stoperi var ama dördüncü stoper hiç yok.

Aykut hoca bu kadroyla, hem de Fatih Terim ve Şenol Güneş'le yarıştığı sezonu bu futbolla şampiyon bitirebilirse bence Alex'in heykelinin yanına onun da heykelini dikebilirler. Şampiyonluk şansları maksimum %5.




Ndiaye'nin gidişi çok çok kötü oldu. Orta saha dinamizmini tek başına ayarlıyordu, takım müthiş bir güç kaybetti. Adam kulübün satış rekorunu kırarak gitti ama bu sene şampiyonluk kaçar ise bu yüzden kaçacak. Üzerine bir de uzun süreli olarak Fernando sakatlanınca birden koca orta saha Selçuk-Tolga-Donk rotasyonuna kaldı. Açık ara son şans verilmesi gereken isim Donk olduğu halde, hoca ilk etapta Selçuk'u 2. plana attı. Bunun büyük bir hata olduğunu düşünüyorum. Donk'un mental zaaflarını iyi anlamamış hocaları çok yanıltabiliyor. Müthiş bir fiziği ve yumuşak ayakları var fakat vurdumduymazlığı yüzünden bunların hiçbir anlamı olmuyor. Hoca bir an önce Selçuk-Tolga-Belhanda orta üçlüsünü kurup Feghouli'yi kanada, Yasin'i de yanındaki koltuklara almalı.  

Devre arasına girildiğinde bu iki kayıp da hesapta yoktu ve tek ciddi sıkıntı sol bekte görünüyordu. Linnes orda oynadığında defansta işini yapıyordu ama hücumda hiç ama hiç yoktu. Lato alındı ve şu ana dek Tarık'tan çok farklı olmayan berbat bir performans sergiledi (özellikle Osmanlıspor maçı Galatasaray tarihinin en kötü sol bek performanslarından biri olabilir). Maddi durum ortada, iyi bir oyuncu alınamadı ve apar topar son anda Nagatomo geldi. Benim için tamamen kapalı bir kutu. Geldiği takım Inter ve bu insana bir dereceye kadar umut veriyor. Zaten futbol topunu yanındaki arkadaşına verebiliyor ve koşarken topa vurabiliyor ise Lato'dan daha iyi oynayacağı kesin.

Şu ana kadar beni en çok şaşırtan Garry oldu, beklediğinden çok daha iyi oynuyor. "Çakma Bruma" benzetmem hala geçerli ama en azından iyi mücadele ediyor ve her an bir tehlike yaratma tehdidi var. Çok top kaybetmesi kaçınılmaz handikabı..

Belhanda benim için hala soru işareti. 16-17 maç izleyip hakkında kesin bir karar veremediğim başka bir oyuncu hatırlamıyorum. Stil olarak biraz Elano'yu andırıyor ne tam 10 numara, ne tam 8. Sezon sonunda kendisini ya kahraman ya çöp olarak anacağız ortası yok. Bu arada Sneijder'ın arkasından ağıt yakan arkadaşlar sonunda Sneijder'ın aslında futbolu çoktan bırakmış olduğunu geç de olsa gördüler. O yüzden kesinlikle Belhanda ile kıyaslanamaz. 

Mariano iyi bir futolcu ve Galasataray'ın işini görüyor, topun değerini bilişi ve kondüsyonu ile ben de beğeniyorum ama Eboue'nin ilk sezonu ile kıyaslayanları Allah çarpar, böyle kıyaslara gerek yok, Mariano zaten işini yapıyor.
Benim şampiyonluk favorim Galatasaray. %40.



 
Şampiyonluk yolunda 2. favorim de Başakşehir ve bence şansı şu an %35. Adebayor ligin en iyi santraforu. Sadece attıkları ile değil topu saklaması ve iyi bir pas opsiyonu olması ile komple takımı oynatıyor, bu açıdan Cenk'in üst versiyonu gibi.
 
Visca ligin en iyi açık performansını sergiliyor. Arda'nın bu sezon kayda değer bir katkı yapabileceğini sanmıyorum ama kulübede oturması bile maçın gidişatına göre yarım saatlik bir silah. Clichy, Adriano ile ligin en iyi iki sol bekinden biri. Emre bu yaşından hala ligin en iyi orta sahası.Yine Epureanu ligin bence en iyi stoperlerinden. Yani kadro olarak 3 büyüklerden hiçbir farkları yok. Elia sakatlanmasa bir kaç puan daha fazlaları olabilirdi hatta ama rakiplerine oranla çok daha az sakatlık belasıyla uğraştılar, bu yüzden ağlayacak durumda değiller.
 
Abdullah Avcı'nın elinde çok büyük bir fırsat var. Bu sene şampiyon olup tarihe geçebilir ve bunu çok istediğini sezon başından beri gösteriyor.
 
Bakalım sezon sonunda bizi neler bekliyor...  
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...