HAYATIMIN FİLMLERİ #1.Seven#

 

1.Seven (1995)
Yönetmen: David Fincher
Oyuncular: Brad Pitt, Morgan Freeman, Kevin Spacey 
Imdb notu: 8,6


Ve sonunda..
Her hafta bir film yazar, bir yılda tamamlarım diyerek 2010 yılında başladığım seriyi 16 yıl sonra tamamlıyorum :) 

Seven benim en sevdiğim film. Baştan sona tekrar tekrar en az 20 kere izlemişimdir. Hala izlememiş bir yakınıma denk gelsem mutlaka bir yolunu bulur, onunla beraber tekrar izlerim. Ara ara sosyal medyada finaline denk gelirim ve hala nabzım yükselir.. 

En sevdiğim özelliklerinden birisi çekildiği dönemin klişelerinden tümüyle uzak duran bir film olması. En basit örnek, açılış sahnesinde usta detektifimiz Somerset'i bir sustalı bıçakla dart oynarken görürüz ve zihnimiz hemen işte katilin sonu bu bıçakla olacak diye kodlar.. Oysa ki aynı bıçağı tekrar yalnızca finaldeki uğursuz kutuyu açarken görürüz..


Her sahnesi karanlık ve tüyler ürpertici. Seven'ın görsel tarzı, etkisinin en önemli unsuru. Kasvet çoğu zaman sadece dedektiflerin el fenerleriyle aydınlatılabiliyor. Neredeyse her zaman yağmur yağıyor. Hayat ve umut ışıkları film boyunca sadece Mills'in karısı Tracy'den geliyor. Filmin finalini tarihin en iyi finali yapan biraz da bu. Final önce yapım şirketi tarafından çok sert bulunuyor ve değiştirilmek isteniyor ama Pitt filmden ayrılmakla tehdt edince  geri adım atılıyor. Hatta Hemingway'in umut verici alıntısı, seslendirme olarak en sona bu nedenle eklenmiş. Bence finali en iyi yeri ama ünlü sinema eleştirmeni Roger Ebert bu konuda hemfikir değil. Filme 5 üzerinden 4.5 yıldız verirken, finalin kalan kısmı yanında sönük olduğunu yazmış.

Filmdeki polislerimiz o dönemin tipik polisiye filmlerinden ayrılıyor. Yaşlı dedektif Somerset ahlaki çöküşle çevrelenmiş bir dünyada anlam arayan, şiirsel diyaloglarıyla bilge bir figürken, genç dedektif Mills, öfke ve çaresizlikle hareket eden, sabırsız ve idealist. Biri her şeyi gördüğünü sanan, diğeri ise ne göreceğini bilmeyen iki polis. Kötümüz John Doe ise yalnızca bir antagonist değil, aynı zamanda sistemin çürümüşlüğünü ve insan doğasının karanlık yüzünü ortaya koyan bir katalizör. Katil ilk kez filmin bitimine yarım saat kala ekrana geliyor ve Kevin Spacey'in adı açılış jeneriğinde bile geçmiyor. 

Bir diğer bana ilginç gelen not ise Brad Pitt rolü için fazla yakışıklı bulunduğundan, özellikle vücuduna tam uymayan kötü kesim giysiler giydirilmiş olması.


"Hemingway dünya güzel bir yer ve uğruna savaşmaya değer demiş, ben cümlenin ikinci yarısına katılıyorum"


ÖNCEKİ FİLMLERİM:

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

FELİPE MELO RÖPORTAJI

Djiehoua: Futbol Canavarı

HAYATIMIN FİLMLERİ #41.Ip Man#

HAYATIMIN FİLMLERİ #46.The Pianist#

Şampiyonlar Ligi 3.torba aşkına

HAYATIMIN FİLMLERİ #31.Old Boy#

Transferdeki akıl durgunluğunun son adımı: Engin Baytar

HAYATIMIN FİLMLERİ #30.Rain Man#

35'lik Cris ve Cruzeiro 2003

SPOR TARİHİNİN EN BÜYÜK 10 AYARI