Kayıtlar

Siz olsanız kaçardınız değil mi?

Resim
Ankaragücü 'nün bu haftaki Manisaspor maçında yaşananları görmüşsünüzdür. Ankaragücü taraftarının basiretsiz yönetimlerine bitmek bilmeyen öfkesi, son haftalarda iyice Ümit Özat'a doğru yönlenmişti. Haftalardır aralarında adeta soğuk bir savaş sürüyordu. Ümit'in saçma sapan demeçleri, taraftarın, takımın ne oynadığından, aldığı sonuçtan tamamen bağımsız şekilde her maç sürdürdüğü sert tepkiden sonra bu hafta tam anlamıyla işin iyice b.ku çıktı. Bazı arkadaşlar maçları, film izler gibi izliyor. Sahada olan biteni film sanan, o izledikleri adamların hayal kahramanı değil, senin benim gibi insan olduğunu anlayamayan adamlar var. Bir dahaki maça kadar hayatlarına devam etmediklerini, televizyonda yaşadıklarını sanıyorlar! Sen adamın anasına, bacısına küfür et, sonra bir de üzerine uç, adam da kendini korumasın!! Neden efendi gibi tekmesini yemiyor değil mi??? Ümit Özat'ı zerre kadar sevmem. Futbolculuğunda en çok dalga geçtiğim adamlardan biriydi. Fakat şu olan bitene ba...

50 metreden üzerine gelen topları tutabilir...

Resim

SOL AÇIK EMRE - SAĞ AÇIK YEKTA

Resim
BURSASPOR: 2 - GALATASARAY:0 Eskiden Bursaspor Galatasaray'ı yendiği zaman Bursa'da adeta hayat dururdu, insanlar kutlama yapmaya sokaklara çıkardı. Ben de maçı ya statta binlerce ya da televizyonda onlarca fanatik Bursasporlunun arasında seyrediyor olurdum ve tüm o hengamenin ortasında karışık duygularla evin yolunu tutardım... Bugün ise herşey bu bahsettiklerimden çok farklıydı. Yine maçı yaklaşık 100 civarı fanatik Bursasporlunun arasında seyrettim ama daha ilk dakikadan farklı bir şey vardı. Maç başladı, Bursaspor top yapamıyor falan ama anaa bir baktım tüm Bursasporlular galibiyetten emin! Derken Bursaspor ilk golü attı, tek abartılı sevinen yok! Herkes normal olan bu der gibi duruyor... Galatasaray'ın yeni transferlerini falan değerlendiriyorlar kendi aralarında, "bu Culio GS'da harcanıyor yazık adama" vs. şeklinde... Neyse derken 2. gol geldi yine aynı... Maç bitti, insanlar hiçbir şey olmamış gibi sessizce evlerine dağıldılar... Ne Ufuk'un fezadan...

HAYATIMIN FİLMLERİ #40.The Ring#

Resim
40.The Ring (2002) Yönetmen: Gore Verbinski Oyuncular: Naomi Watts, Martin Henderson, Brian Cox Imdb notu: 7.2 Halka (The Ring) çekilmeden önce, Amerikan korku sineması adeta can çekişiyordu. 2. sınıf vampir/kurt adam filmleri ve "Scream" 'in öncülüğünde tekrar hortlayan 70li yılların meşhur "Slasher" filmlerinden başka doğru dürüst korku filmi çekmeye cesaret edebilen kimse yoktu. Benim nefret ettiğim "Blair Cadısı" bile bu yoklukta kabul gördü. Halka, 2000 'lerin başında korku türünü tek başına hayata döndürürken, daha sonra çekilen onlarca korku filmini doğrudan ya da dolaylı olarak etkiledi. Film o kadar etkileyiciydi ki, insanlar farkında olmadan uzun, düz ve siyah saçlı kimselerden korkmaya başladılar! :) 1998 yapımı Hideo Nakata'nın yönettiği "Ringu" isimli Japon filminin yeniden çevrimi olan The Ring'i çoğu eleştirmen orjinali kadar beğenmese de, bu harika senaryonun milyonlarla buluşmasını bu Hollywood yapım...

TAŞLANMIŞ KOT GİYMEYİN !!!

Resim
Futbol ezilen halkların mutluluğudur blogunda okuyunca, sarsıldım birden.. Askerlik günlerimde yaşadığım bir olayı hatırladım. Daha önce bir yazımda da bahsetmiştim . Askerliğimi yaparken, eğitimde ayak bileğimdeki bağları koparmıştım. MR için Bingöl'deki birliğimden Elazığ Askeri Hastanesine sevkedilmiştim. Hastaneye gidip gelirken KTM denen (konvoy toplama merkezi) bir yerde kalıyordum. Yaklaşık 700 askerle birlikte... Hepsi tedavi için çevre illerden gelmişti. İçlerinde bir iki gün kaytarmak için birşeyler uyduran da vardı, cidden benim gibi elini kolunu kırıp gelen de... Herkes birbirinin hastalığını merak ediyor, birbirine "hadi len yedin askerliği olm" diye takılıyordu. Şanslı olan bazılarımız 3 hafta, 1 ay kadar hava değişimi alıyordu ama hiç çürük raporu alan duymamıştım. Bir gün herkesten çok daha genç gözüken bir çocuğu etrafındakilere "ben çürük raporu aldım yarın memleketime dönüyorum" diye anlatırken gördüm. Her önüne gelene bunu anlatıyordu. Mu...