30 Ekim 2012 Salı

YABANCILARIN GÖLGESİNDE


Milli takımın çöküşünün ardından artık üzerinde ciddiyetle kafa yorulması gereken ilk konu ligimizin yerli kalitesinin düşüklüğü olmalı! Neredeyse milli kadronun tamamı Avrupa'da oynayan Türkler'den oluşuyor, Abdullah Avcı'yı eleştirirken kullanılan donelerden birisi de bizzat bu zaten. Oysa kasik Selçuk tartışması bir kenara bırakılarak lige şöyle bir bakılacak olsa ortada hiç de iç açıcı bir manzara yok. Ligimiz şu an itibariyle tamamen yabancıların kontrolünde! Bütün takımların kilit oyuncuları yabancı, golcüler, oyun kurucular, kaleciler hepsi yabancı... 

Özellikle yerli santraforların nesli tamamen tükenmek üzere. Anadolu takımlarındaki Türk santraforlara şöyle bir bakalım;  Artık veteran sayılabilecek Karabük'ten Mehmet Yıldız, Ordu'dan Hasan Kabze ve Eskişehirspor'dan Necati Ateş sakat değillerse banko oynuyorlar.. Genç olarak ise Gaziantep'in Cenk-Muhammet ikilisi var, bir de son haftalarda Kasımpaşa'da şans bulmaya başlayan ve geçen yıl alt ligdeki üstün formunu süper lige taşıyıp taşıyamayacağı henüz şüpheli Adem Büyük var o kadar.

Geçmiş yıllarda neredeyse tüm Anadolu takımlarında bulunan, bir çırpıda aklımıza gelebilecek Cenk İşler, Okan Yılmaz, Okan Öztürk, Zafer Biryol, Cafer Aydın, Veysel Cihan, Taner Gülleri, Hasan Özer gibi takımları ile özdeşleşmiş Türk golcüler artık yok.
Atanın ve tutanın iyi olacak klişesinden gidersek şimdi bir de kalecilere bakalım...

Büyüklerdeki Volkan Demirel ve Onur Kıvrak dışında, Gençlerbirliği'nden Ramazan, Kayserispor'dan Ertuğrul, Antalyaspor'dan Hakan ve Akhisar'dan Oğuz banko oynayan Türk kalecilerimiz.. 18 takımın sadece 6'sının yani üçte birinin kalesi Türk kalecilere emanet.

Dinlemekten her zaman büyük zevk aldığım antrenör/yorumcu Önder Özen  hayatimfutbol.com 'la yaptığı söyleşide konu hakkında güzel tespitlerde bulunmuş:

"A takım teknik direktöründen beklenen o hafta işi görmesi. O hafta işi gördükten sonra ondan beklenen sonraki hafta işi görmesi. Teknik direktörlerin hayatı haftalık. Bu düşüncede olan insanlar teknik direktörler değil, yöneticilerin kredisi antrenöre bu kadar. Antrenör de doğal olarak kendisine maç kazandıran olgun oyuncularla devam ediyor."

"3. Lig’de yaş sınırı var. Oyuncu geliyor kendi yaşıtlarıyla rekabet ediyor. Formayı almak için kendini adamasına gerek yok. Büyük bir oyuncunun üstünden geçmesi gerekmiyor, kendi yaşıtını geçmesi gerekiyor. Yaşıtından daha iyiyse tamamdır 3. Lig’de."

"Milli Takım Teknik Direktörüne ne sundu bizim liglerimiz? Oyuncu kalitesi olarak ne verdik? Nasıl bir havuz teslim ettik? Burada sadece milli takım teknik direktörünü sorgulamak doğru olmaz. Milli Takım oyuncusu maçta çok temel bir hata yaptı, onun kulübü yok mu? Altyapı antrenörü yok mu? Milli takımın başarısından veya başarısızlığından sadece milli takım antrenörü değil, herkes sorumludur."

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...