21 Eylül 2011 Çarşamba

-10 kişiyle bu kadar. -Ne kadarr??

Karabükspor:1 - Galatasaray:1  (Melo)

Federasyonun müthiş saat seçimi sayesinde ilk 20 dakikayı kaçırdım. Sağanak yağmur altında 120km/h hızla bir iki kaza tehlikesi atlatıp evin kapısından girdiğimde Muslera'yı atılmış, takımı da 10 kişi geriye yaslanmış, iki top yapamadan bekler halde buldum. Koca maçta böyle geçti gitti zaten...

Ben zaten oldum olası Galatasaray'ın 10 kişiyle maç kazandığını hatırlamam. Tamam bu halde Karabük gibi bir deplasmanda beraberlik kötü değil ama arkadaş bir tane adam gibi kontraatak, 10-15 dakikada olsa baskı, hücum denemesi olmaz mı hiç? Beşiktaş'ın örneğin Daum zamanında, Lucescu zamanında iki üç maçı eksik takımla geriden gelip kazandığını, sanki eksik değilmiş gibi kafa kafaya oynadığını net hatırlıyorum. Hatta daha dün Manisaspor, Fenerbahçe karşısında 10 kişiyle bir ton pozisyona girmedi mi? Kafa kafaya oynamadı mı? Baros'un bir anlık becerisi olmasa, koca maç kuzu kuzu bekleyip, efendi gibi yenilip "eee yapacak bir şey yok on kişiyle mağlubiyet normal" diye boyun büküp dönecektik bunu anlayamıyorum ben!

Geçen haftaya göre en büyük fark, takımın 4-4-2 şeklinde dizilmesi idi ama bu kadar erken eksik kalınca sağlıklı bir prova olmadı. İkinci önemli fark, geçen haftanın en formsuz ikilisinin bu hafta takıma yaptığı büyük katkıydı. Kazım bence sahanın en iyisiydi, Baros 'da on dakika kaldığı oyunda, puanı getiren penaltıyı yaptırdı.Bu ikili dışında biraz da Elmander gözüme çarptı. İlerde tek başına olabildiğince iyi mücadele etti ve sanırım maçın en çok koşan adamıydı.

Bütün medya "sürpriz kadro" diye bas bas bağırıyor ama neresi sürpriz bilemedim. Bu hafta çıkması gereken onbir kesinlikle buydu. Haftaya da aynı diziliş ile başlamak zorundayız. Bir ihtimal Elmander'in yanında Sercan yerine Baros başlayabilir. Mevcut şartlarda bu takımın oynayabileceği en iyi sistem 4-4-2 gözüküyor ve ben bu onbirin "iyi futbol oynayabileceğine" inanıyorum. 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...