Kayıtlar

Kartalspor'un Başındaki Enteresan İkili

Resim
Bu iki adamın ismini yan yana yazınca bile komik geliyor insana :) Futbol sahalarında çizdikleri imaj olarak birbirinin tam zıttı olan Ergün Pembe ve Kemalettin Şentürk şimdi Kartalspor 'un başarısı için birlikte ter döküyorlar. Ergün, teknik direktörlük görevini üstlenirken Kemalettin de yardımcılığını yapıyor. 92-93 sezonunda Gençlerbirliği'nde beraber oynuyorlardı. O sene sonu Kemo Fener'e, ertesi sene de Ergün Galatasaray'a transfer olmuşlardı. İkiside, büyüklerde hem karakterleri hemde futbollarıyla iz bırakmayı başardılar. Kemalettin hırslı ve sert futboluyla taraftarın sevgilisi oldu. Günümüzde bile, çok koşan, hırçın ön libero tariflerinde Kemalettin'in ismi sık sık anılır. Ayrıca alışılmış futbolcu profilinin aksine siyasete olan yakınlığı ve solcu kimliğini gizlememesi ile de aykırı bir futbolcuydu. Kemik ve buz adam lakapları olan Ergün Pembe' de aşırı soğukkanlılığı ve sol bek pozisyonu için pek alışılmadık yüksek top tekniğinden ziyade efendili...

HAFTALAR GEÇİYOR AMA ONLAR HALA YABANCI

Resim
Bu dört adamın neler yapacağı takımın geleceği adına çok önemli. Herkes onlardan çok şey bekliyor ama şuana kadar takıma verdikleri beklentilerin çok çok altında kaldı. Peki sorun nerede? Kariyerleri birbirinden değerli bu adamlar neden takıma yararlı olamıyor? Lorik Cana: Yıllarca Marsilya 'nın, geçen sezon da Sunderland 'in kaptanlığını yapmış, sertliği ve istikrarıyla tanınan bir oyuncu olarak katıldı takımımıza. Arnavut oyuncu, geçen sezonun en büyük sorunu olarak sırıtan orta sahadaki dirençsizliğe ilaç olarak görülüyordu. Benim de çok şey beklediğim ve bu satırlardan bunları yazdığım bir oyuncuydu. Koskoca Galatasaray'ın en sert adamı Barış Özbek olamazdı! Ama sezona istediğimiz gibi başlayamadı Cana. Fenerbahçe ile oynanan, GS formasını ilk kez giydiği maçta, fazla kiloları ve hantallığı hemen dikkatleri çekti. Hazır değildi. Lig başladı, haftalar geçmeye başladı ama Rijkaard bir türlü formayı vermedi ona. Ben ve benim gibi düşünen taraftarlar sabırsızlanıyordu o...

Dert bende derman sende..

Resim
Karabükspor: 2 - Galatasaray:1 (Barış) Arda ve Baros maalesef takımın % 50 'sinden çok daha fazlası... Galatasaray, tam kadro iken ilk 11'i itibariyle şampiyonluk yarışında favori bir takım olarak görünebilir ama ilk 18'i itibariyle takım çok yetersiz. Yedekler kalitesiz ve kilit oyuncuların yedeği ise hiç yok. Asıl konumuzla başlayalım; Rijkaard vs Servet... round 2... fight!... Servet son haftalardır mükemmel oynuyordu. Eski günlerinden farksız, defansı tek başına toparlıyordu, bizde "aman nazar değmesin, hocayla sorunlarda aşıldı ohh çok şükür" diye düşünürken, en korktuğum şey gerçekleşti ve müzmin sıkıntı yine patlak verdi! Bu maç Servet yoktu diye yenilmedik tabiki ama bir konuda çok iddialıyım: Servet yoksa GS şampiyonluk yarışından devre arasını göremeden kopar.. Tam bunları yazarken az önce Rijkaard'ın maç sonu röportajına denk geldim: "Servet'i milli maçı olduğu için buraya getirmedim, milli takıma gidecek ve dönüşte bizimle devam edecek...

SİFTAH PEŞİNDE

Resim
Tek maçın tecrübesinden ne olacak diyebilirsiniz belki ama ben bugün sahaya çıkacak takımın, Valencia maçındaki "ne yaptığını bilmez, ayakları yere basmayan" futbolu, bugün tekrarlamayacağını düşünüyorum. O maç, ilk kez şampiyonlar ligi gibi bir organizasyonda yer alan futbolcular; seyircilerinin bayram yeri gibi süslediği stadda düzenlenmiş güzel bir partide gibiydiler. Ömürlerinde belkide sadece 6 kez yaşayabilecekleri bir rüyadaymışçasına gevşek başladılar maça. En iyi bildikleri şeyi, "futbolun sert yanını, takımca kora kor mücadele" 'yi unutup, daha çok, maçın tadını çıkarmaya çalışır gibiydiler. Hal böyle olunca en büyük özelliğini yitirimiş sıradan bir takımla, İspanya liderinin maçını izledik ve sonuçta bu eşleşmeye uygun oldu. Bugün ise olay tamamen farklı. Futbolcularımız sıcak evlerinden çıkacak, kendilerini ilk kez gördükleri bir şehirde, hiç bilmedikleri bir stadda, fanatik Rangers taraftarının önünde bulacak ve içgüdüsel olarak genlerindeki savaş...

Güle Güle Elano

Resim
"Ailevi nedenlerden dolayı teknik heyetten izin alarak ülkesine gitti", Portekizce "kulüpten ayrıldı" demektir. Galatasaray'da Elano Blumer defteri kapanmıştır. İki taraf içinde hayırlı uğurlu olsun... Son üç maçtır yedek kulübesindeki surat ifadeleri herşeyi anlatıyordu zaten. CSKA Moskova ile anlaştı falan deniyor, inşallah doğrudur. Zarar etmeden şöyle 7-8 m€ gibi bir paraya satabilsek daha ne isterim. Misimoviç ve Insua transferleriyle bir şeye benzeyen kadronun ilk 11'inde ona yer yoktu. Daha doğrusu Elano'dan 4-2-3-1 'de maksimum verimin alınabileceği bir pozisyon yok ki! Defansif ikilide olmaz fazla yumuşak, ofansif üçlünün solunda hayatta olmaz! Sağda oynar ama hem süratli değil, hem güçsüz. Koca maçı sıfır kanat bindirmesiyle bitirir hiçbir şey diyemezsin.. Bekle ki bir tane isabetli uzun pas atacak da pozisyon olacak.. Bu tip kanat oyunculuğunda bir numara Beckham ! Ama onun "göreceli" başarısında da harika frikikleri ve Elano...