29 Aralık 2010 Çarşamba

STSL İLK YARININ EN KÖTÜ ONBİRİ


İlk yarının en iyilerini yazdık şimdi de sıra en kötülerinde. Hemen belirteyim listeyi kendisinden çok şey beklenen veya çok para alan ama performansına yansıtamayan, isimli oyunculardan oluşturdum:

1-Rüştü Reçber (Beşiktaş): Türk futbol tarihinin en büyük kalecisi bence. Artık iyice yaşlandı. Gerek sakatlıklar, gerekse de Hakan ve Cenk gibi iki iyi kaleciyle aynı takımda olması nedeniyle bu sezon sadece 4 maç forma giyebildi.

2-Ali Turan (Galatasaray):
Nasıl "en iyiler" listesini yaparken aklıma hemen Burak ve Emenike geldiyse, bu listenin bir numaralı adamı da Ali Turan'dır! İğrenç bir ilk yarı geçirdi. Sadece eski takımı Kayserispor karşısında vasatın üzerinde bir performans sergiledi, diğer tüm maçlarda en hafif tabirle berbattı. Stoper asıllı olması nedeniyle sağ bekte çok sırıttı, inanılmaz pas hataları yaptı.

3-Gökhan Zan (Galatasaray):
Aslında onun adını yazmak konusunda biraz tereddüt yaşadım. Rahatlıkla takım arkadaşı Servet'te yazılabilirdi ama Gökhan aldığı astronomik yıllık ücrete rağmen yıllardır sürdürdüğü "futbol oynamadan futbolculuk" imajına bu sezon da devam edince onu yazmak istedim. Sadece 6 maç forma giydi. Özellikle Karabük maçında Emenike karşısında düştüğü haller trajikomikti.

4-Fabio Bilica (Fenerbahçe):
Kirli Bilica'nın iyice gözden düştüğü sezon oldu. Yobo'nun gelişiyle düştüğü yedek kulübesinden çıkamadı. Nadiren bulduğu şanslarda da sakarlığını konuşturdu. Sezon sonunda yakışmadığı Fenerbahçe'den ayrılacaktır.

5-Andre D. Santos (Fenerbahçe):
Futbolculuk potansiyeli olarak probemsiz bir adam, hatta "top tekniği" olarak bence dünyanın en iyi sol beklerinden biri ama devasa mental sorunları var. GS 'ın Lincoln veya Jo ile yaşadığına benzer, bitmek bilmeyen kafayı sahaya verememe (belki de vermeme) sendromu onu bitirdi. Absürd Caner'in bile yedeğine düştü. O da Bilica gibi en geç sezon sonu takımdan ayrılacaktır.

6-Serdar Özkan (Galatasaray):
Transferi gerçekleştiğinde büyük beklentim vardı ama iyi oynamayı bırak, forma yüzü göremedi. Hatta futbolculuğu unutup menajerliğe kalkıştı! Bu arakadaşın zeka seviyesini son vukuatıyla çok daha net olarak anladık. "SOZ" olan plakasındaki "O" harfinin üzerine iki nokta koyarak "Ö" yaptı ve "resmi belgede sahtecilik" suçundan yargılanıp 1 yıl 8 ay hapis cezası aldı. Ne desem bilmiyorum. Soyadlarımızın aynı olmasına bile üzülüyorum.

7-Vitor Pele (Eskişehirspor):
23 yaşında olmasına rağmen kariyerinde Inter ve Porto gibi takımlar yazan bir adamdan doğal olarak herkes müthiş işler bekliyordu. Eskişehirspor'un lige yaptığı aşırı kötü başlangıcın da etkisiyle olsa gerek maçlarda çok laubaliydi. Bir ön libero için muhteşem bir fiziği, iyi bir tekniği var ama iyi oynadığı bir maç izlemedik. Taraftar ondan çok daha fazlasını bekliyor. Takım da toparlamaya başladı bakalım 2. yarı kendini affetirebilecek mi?

8-Mustafa Sarp (Galatasaray):
Bu kadrodan bir kişiyi çıkarabilirsin deseler hiç düşünmeden onu çıkarırım. Dökülen Galatasaray'ın en zayıf halkası orta sahasıydı. O orta sahanın en zayıf halkası da oydu. Haliyle listeye pek istemesem de aldım. Ayhan yararsızı bile hemen hemen tüm maçlarda oynadığı, attığı golle bir de üç puan kazandırdığı için Mustafa'yı onun yerine aldım. Allah vergisi olarak futbola yeteneği olmayabilir, çalışkanlığıyla buralara kadar gelmiş ona bir sözüm yok. Ama bu tip bir oyuncunun kaçamak dövüşmeye hakkı da yok.
Forma giydiği maçlarda varlığıyla yokluğu birdi. Geçen sene bıraktığı güzel izlerin hepsini sildi. Sakatlığıyla birlikte kaptırdığı formayı bir daha zor görür diyorum seneye bir Anadolu takımında sürdüreceği kariyerinde başarılar diliyorum.

9-Zvjezdan Misimoviç (Galatasaray):
Kötü giden takıma kurtarıcı diye geldi. 10 maçta tek gol atamadı, tek bir asist yapabildi (o da kornerden). Kötü performansının önemli bir nedeni, alışık olmadığı sol kanatta oynaması olduğu için bende onu kadronun soluna yazdım. Sakız çiğnediği için kadro dışı bırakıldı diyenlerin sakız kadar aklı yok. İddia ediyorum Lorik Cana veya Lucas Neill 10 maç sol açık oynasın onlar bile en az bir iki tane gol/asist yaparlar. Olay sakız değil diyorum, olay ruh diyorum, kime diyorum??

10-Nihat Kahveci (Beşiktaş):
Harika İspanya kariyerinin ardından çokta geç sayılmayacak bir yaşta yuvasına döndü. İspanya'daki seviyede bir performans beklemiyorduk tabi ama bu kadarını da tahmin edemezdik. Kaçırdığı gollerle Beşiktaş'lılara saç baş yoldurdu. Çoğu maçta adeta futbola yeni başlamış bir alt yapı oyuncusu gibiydi. Pozisyonlar da daha önce hiç gol atmamışçasına panik davrandı. Tam Avrupa'da güzel bir gol atmıştı ki bu kez de sakatlık kabusu başladı. Kadroyu kurarken adını ilk yazdıklarımdan...

11-Daniel Guiza (Fenerbahçe):
Aslında daha sezon başından hiç süre alamayacağı belliydi ama verim/ödenen para oranına bakılınca o da bu kadroya girmekten kurtulamadı. İspanya gol kralını alıp Gökhan Ünal'ın arkasında oturtan zihniyet ne derece suçluysa, kale önünde hayal edilemeyecek beceriksizlikler segileyen kendisi iki kat suçlu. Futbol tarihimizin en büyük transfer hezimeti kendileri.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...