5 Haziran 2012 Salı

HAYATIMIN FİLMLERİ #29.Her Şey Çok Güzel Olacak#


29. Her Şey Çok Güzel Olacak  (1998)
Yönetmen: Ömer Vargı
Oyuncular: Cem Yılmaz , Mazhar Alanson , Ceyda Düvenci , Selim Naşit Özcan
Imdb notu: 7.9

"Her şey çok güzel olacak" benim için çok özel bir film. 
Listemde en üst sıradaki Türk filmi aynı zamanda.
Senaryo, ışık, ses, kurgu vs. umrumda değil bu kez.

Sinemada bu filmden çıktığımda hissetiklerimi hatırlıyorum da. "Sinema ne kadar güzel bir şey, inşallah Cem Yılmaz hep böyle filmler yapar, bu bilete verdiğim para ile beni dünya üzerindeki hiç bir şey bu kadar mutlu edemezdi" diye düşünmüştüm...

Maalesef Cem Yılmaz gösterilerinden fırsat bulup yıllarca film çekmedi, yıllar sonra çekmeye başladığında da skeç kıvamındaki filmlerle idare etti durdu. Biraz "Organize İşler" 'deki kısacık rolü ve biraz da Hokkabaz ile sevindirdi ama bir "Altan" değildi.

                     

Askerdeyken Bingöl'de dağ başında bir taraflarımız donarak koştururken, hatta esas duruşta bile arkadaşım Murat'la replik replik seslendirirdik filmi. O ortamda bile moralimizi yüksek tutmayı başarmıştı.

Tabure barın belkemiğidir.
Benzin döküp adam yakılır mı yaa...
Ben size vuruyor muyum?
Benim babam nasıl ölür abii.
Dondurmayı beğenmedin, biz de sana bunu getirdik..
Tolga naaber?
Aaarıı vız vız vızzz...
Abi bak domates, sen seversin.
Aaa ne dayak yemişiz biz ya, ulan dayak yedik ayrıldık dayak yedik buluştuk iyi mi?
-Sen sen insan degilsin biliyor musun. Sen insan suretinde bir hayyvansın!
-Abi bak mevzuyu bilmiyorsun bir konuşma yaa.

Cinayetle sonuçlanacak dramatik bir olayı (aldatma sahnesi) klişelerle dalga geçerek farklı bir şekilde sonlandıran Cem Yılmaz'ın zekası filmin bir çok bölümünde kendini belli ediyordu.
Ceyda Düvenci ne güzeldi.
Filmin müzikleri de ayrı harikadır.

"Sen o elindeki sırıkla nah atlarsın ordan"

Selim Naşit çekimlerde kanser hastalığının son demlerini yaşıyordu ama buna rağmen huysuz ihtiyar baba rolünde müthişti.

Hayatta bazen işler kötü giderken "her şey çok güzel olacak" diye düşünmek beni hayata bağlıyor hala...

 


2 yorum:

  1. Bir sınav sonrası, bir cuma akşamı, bir değil dört arkadaş, çok uzak bir noktada, dönüşünde belediye otobüsünün zor bulunacağı, bulunsa bile biletsiz olmayacağı bir saatte...
    Bir mutlu akşamdı "Herşey Çok Güzel Olacak" akşamı.
    Aralıktı. 1998'di. Soğuktu. Kıştı. Ankara'ydı. Herşey çok güzel olacaktı...

    YanıtlaSil
  2. Gerçekten hislerime tercüman oldunuz.Cem Yılmaz'ın en iyi filmi.Diğerleri yanına bile yaklaşamadı.Yada piyasa yapıp gişeyi düşündü,bilemiyorum.Tam anlamıyla arşivlik film.Filmi nerde görsem mutlak sonuna kadar izliyorum.Cem Yılmaz müthiş bir yetenek.Artık paran var.Butarz filmlere fokuslan derim naçizane.....

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...