22 Ağustos 2010 Pazar

TAMAM TAMAM Bİ DAHA YAPMICAM !

Beşiktaş:0 - İstanbul BB:2
Maçı izlerken ortamdaki biri "Aaa İbo hakemle aynı yaştaymış koçum benim be hala amma koşuyo!" dedi. Bende "Olay o değil ki ama illa oysa istatistiklere bak hakem ondan yarım km. daha fazla koşmuş" dedim.

3 büyükler içinde en fantastik transferler yapan ve oynadığı istekli futbol itibariyle de lige en fazla hazır gözüken takım Beşiktaş'tı. Schuster'in kafasında, dış saha maçlarına Ernst-Necip önlerinde Guti, iç saha maçlarına ise Ernst-Guti önlerinde tercihen Delgado veya Tabata ile çıkmak vardı. 34 maç oynayacak ve bunların en az 28 ine kazanmak için çıkacak bir takım için bu fikir bencede kabul edilebilir. Fakaaaat..

Sen İBB gibi BJK 'nın başına her maç bela olmuş bir takımın karşısına, sırf hafta içi Avrupa 'da, ik maç rahat rahat 2-0 yendiğin Finli rakiple rövanşın var diye Guti, Bobo ve Necip'i kesip, orta sahada sadece Ernst ile çıkarsan, ilk yarıda hamle sıranı Nihat ve Holosko'nun basiretsizliğiyle harcadığında, mükemmel bir kontra atak takımı olan İBB'de 2. yarının ortasından sonra hamle sırası kendisine geçtiğinde işini böyle bitirir!

Schuster, BJK'yı tam bir hücum takımı olarak dizayn etmek istiyor. Bunun içinde defansı çok önde kurmak ve ordan akıllı toplarla çıkmak zorunda. Bu anlayışı uygularken en büyük dayanağı ofsayt taktiği olacağı için, geçen sene köküne kadar bir defans takımı olan BJK'de hepimizi mest eden Ferrari'nin bu sistemde olmayacağını çok çabuk gördü. Ben dahil büyük bir kesim tarafındanda eleştirildi. Sivok'un başına gelen şanssızlığın üzerine Toraman'da sakatlanınca mecburen Ferrari'yi denedi ama bugünkü yenilen ilk golü görünce adam haklıymış dedim.

Genç kaleci Cenk yine başarılı bir maç çıkardı ama yavaş yavaş kusurlu yanlarıda kendini belli etmeye başladı. Öncelikle çıkmaması gereken toplara hemde zamanlama hatalarıyla çıkıyor. Birde ayağıyla topu oyuna sokmada olması gerekenden zayıf ama bunu çok çalışarak geliştirebilir (Rüştü ile çalışarak değil tabi sakınnn!). Yine de çok umut veren soğukkanlı bir kaleci ve daha yolun başında, çok daha iyi olacak.

Nihat ve Nobre geçen sezon başı itibariyle futbolu bırakmalarına rağmen sırf jübile maçlarını izlemedik diye yönetim ikisine yıllık toplam 5.5m€ ödüyor!

Quaresma acayip istekli, onu kariyeri boyunca sadece Porto'da böyle gördüm. Adamı tüm dünyada, bu tip bir kabiliyetler toplamı olarak karşılaştırabileceğimiz en fazla 3-5 kişi var fakat bu deli dana gibi koşuşturması, her topta bir iş bitirme sevdası ve topu kaptırınca rakibine herhangi bir organıyla hasar verme girişimleri bana nedense Hasan Şaş'ı anımsattı. (Kel diye mi öyle oluyo lan yoksa :)

Çok olumlu referansları olan Ersan'ı bugün ayrı bir gözle izledim. Tipik Türk stoperler gibi topu oyuna sokamıyor ama çabuk ve sert bir futbolcu. Biraz daha izleyelim bakalım umarım milli takım alternatiflerinden biri olacak seviyeye gelir.

Erhan Güven kendine iyi bakarsa orta halli bir Anadolu takımında stoper olarak futbol hayatını sürdürebilir ama BJK'da hemde sağbek! oynaması kesinlikle im-kan-sız !! Birde bu adamı genç abisi o daha ilerde olur belki diye savunmayı bırakın lütfen, bilmeyenler için geliyor: adam 29 yaşında yahu!

İBB yıllardır alışılan topunu oynadı ve yine "Arjantinli" İbrahim Akın ve "pırpır" İskender ile sonuca gitti. Bu isimler dışında sadece Tevfik Köse gözüme çarptı sanki topla akıllı işler yapabiliyor gibi.. Diğer maçlarında performansına dikkat edeceğim.
Schuster ligi bu derece küçümseyince Abdullah Avcı kulağını hafifçe çekip bıraktı. Bu kadar eken bir ders hayırlı olacaktır. Beşiktaş hala ligin en renkli ve en izlenesi takımı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...