29 Ağustos 2010 Pazar

UMUT BULUT "Gole en içten sevinen adam!"

Teofilo sezona süper bir başlangıç yaptığında Trabzonspor adına çok sevinmiştim. Umut artık tek alternatif değil, bu iki adam dönüşümlü (veya beraber) oynadıklarında bu sezon takımın büyük başarılarında önemli roller alacak demiştim ve artık forvet konusuna halloldu gözüyle bakıyordum.

Fakat yönetim PAF takımdan genç bir 3. forvetle kadroyu yedekleyip, sezonu bu iki adama emanet etmeye cesaret edemedi ve açgözlülük yapıp birde Jaja'yı transfer etti! Evde kağıt kalemle kadro kurup, hayal ederken böyle 3 forvete sahip olmak güzel gelebilir ama gerçek hayatta işler öyle yürümüyor maalesef! Hatta gerçek hayatıda geçtim FM/CM oynarken bile 3 tane bu seviyede forvetle sezona başlarsanız adamlardan biri mutlaka arıza verir ve nitekim TS'da o arızayı verende Umut oldu.

Umut Bulut, sürekli rakip defanslarla boğuştu, onları rahatsız etti, her maç koştu, didindi ama biz Türk futbolseverler koşmayan, enerjisini gol vuruşuna saklayan forvet tiplerini daha çok sevdiğimizden asla ona hakettiği değeri vermedik. En büyük eksikleri; net gol pozisyonlarında soğukkanlılığını koruyamaması ve gol vuruşlarındaki beceri yetersizliği olan bu adamı bir türlü sevemedik..
TS'da beraber oynadıkları dönemde bol bol Gökhan Ünal ile kıyaslandılar hatta kale önlerinde topa bir miktar daha "işbilir" davranıyor diye çoğunluk Gökhan'ı bir basamak yukarı koydu. Benim bu konudaki fikrim ise çok net: Futbolculuklarına 10 üzerinden bir not veriyorsak ve Gökhan'ın notu 7 ise, Umut'un notu en az 14 olmalı.

Son 10 yılı düşündüğümüzde yüzlerce forvet arasında, Umut çalışkanlığında sadece FB'deki genç Nobre ve Baros'u sayabiliyoruz ama Umut onlardan da inanılması güç istikrarıyla sıyrılmasını biliyor. 2003-2004 te henüz 20 yaşında Ankaragücü'nde parlamaya başlayan Umut o sezon 22 maç oynadı. O günden bugüne geçen 6 sezonda ligde oynadığı maç sayılarını veriyorum sıkı durun: 34 - 33 - 31 - 33 - 33 - 31 !!!


Makine olsa bozulur, bakımı gelir, güç ünitesi yanar, yatak sarar ne biliyim mutlaka birşey olur ama stili gereği bunca ikili mücadeleye giren bu adam, bizim mücadeleden kaçarak kendini daima son vuruşa saklayan çıtkırıldım yıldızların aksine sakatlık nedir bilmiyor! Ayrıca çokta kötü olmayan bir yüzdeyle her sezon da 10-15 arası golü var. (Geçen sene kırmızı kart cezası nedeniyle kaçırdığı tek maç ilk aşkı Ankaragücü maçı)

Asıl konumuza dönersek bahsettiğimiz forvet enflasyonundan haklı olarak rahatsız olan Umut Fransa'nın Toulouse takımına gitmeye karar verdi ve hatta iki kulüp yönetimi de boservisi konusunda 3.5 m€ 'ya anlaştı. Fakat ne seven ne sevdiren Şenol Güneş olmazzz! dedi ve ilk iş olarak Umut'u kadro dışı bıraktı hemde henüz 27 yaşında olan bu adam geçtiğimiz haziran ayında (henüz Jaja ortada yokken) bu sene sonu bitecek sözleşmesini 2013'e dek uzatmışken...

Son olarak basında, Umut'un gitmesi halinde TS, Makakula'yı alacak haberleri çıkmaya başladıya bende artık yuhh diyorum, Fatih Tekke ile Hami'yide geri çağırında gözünüz doysun!

Ankaragücü'nün meşhur gecekondusuna hiçbir adam onun kadar yakışmadı ve bu deli çocuk o gecekonduya nasıl yakıştıysa, Fransa veya başka bir Avrupa takımına da o kadar yakışacak!


Bursaspor maçında Trabzonspor'a beraberliği getiren golü atan Umut Bulut, attığı golün mimarının annesi olduğunu söyledi. Umut, "Maçtan önce bana, 'Oğlum arka direğe koş, top hep oradan gidiyor' dedi. Ben de bu maç onu yaptım ve golü attım. Yani golün asisti annemden geldi" dedi. (15/02/2010)

3 yorum:

  1. forvet ihtiyacımız olmadığı fikrin haricinde yazına baştan sona katılıyorum. çok yerinde tespit ve analizlerle dolu bir yazı olmuş, eline sağlık..

    YanıtlaSil
  2. Great White: Çok teşekkürler.

    YanıtlaSil
  3. Ee anneler öyledir işte. Hem kuaför, hem ayakkabı bağlayıcı hemde teknik direktör :)

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...