22 Ekim 2010 Cuma

#7 RAUL - Ölümsüzlüğe 1 gol kaldı!


Yaşayan efsane Raul, Hapoel Tel Aviv karşısında attığı 2 golle, Avrupa kupalarındaki gol sayısını 69’a çıkarttı ve Gerd Müller’in rekorunu egale etti.

Raul, 1 gol daha atarsa, Avrupa kupaları tarihinin gelmiş geçmiş en golcü futbolcusu olacak!

Halen Şampiyonlar ligi tarihinin en golcü futbolcusu unvanını elinde tutan Raul, Avrupa kupalarında attığı 69 golün 68’ini, 1993 yılından bu yana oynanan Şampiyonlar Ligi’nde kaydetti.
Raul aynı zamanda, 15 ayrı sezonda Şampiyonlar Ligi’nde gol atabilen tek futbolcu. Raul’u, 56 golü bulunan Ruud Van Nistelrooy, 50 golle Thierry Henry ve 44'er golle Andrij Shevchenko-Filippo Inzaghi takip ediyor. Bu adamların onu geçme ihtimali hemen hemen hiç olmadığına göre onun rekorunun kırıldığını görmeye bizlerin ömrü yetmeyebilir.


Blogumda şimdiye kadar onun hakkında yazma şansım olmadı ama Raul benim için özel bir futbolcudur. Üniversite yıllarında odamın duvarları onun posterleriyle süslüydü. Halı sahalarda attığım gollerden sonra onun gibi yüzük parmağımı öperdim (yüzük olmadığından:) Lakabım Raul'du :) Herhalde 100'ün üzerinde maçını sırf onun için izlemişimdir.
Hayranlığımın nasıl başladığını anlatayım;

1997 veya 98 idi sanırım, bir şampiyonlar ligi maçını izliyordum. Son dakikalardı ve Real 1-0 öndeydi. Rakip korner kullanıyordu ve cümbür cemaat ceza sahasına üşüşmüşlerdi. Korner kullanıldı, kalecinin yumrukladığı top, ceza sahasının az dışına Raul'un önüne düştü.
Raul, herhangi bir futbolcunun anında şişireceği o topu rakip kaleye doğru sürmeye başladı. 90 dakikadır sahada canı çıkmış olan bu adam, aniden süratlenerek 2-3 kişinin yanından geçti ve 100m. kadar sürdüğü toptan sonra, rakip ceza sahası önünde son adamıda çalımladı. Artık kaleciyle karşı karşıya kalmıştı. Kaleci üzerine doğru koşmaya başladığı sırada ben, acaba topu dürtebilecek kadar gücü kaldı mı diye düşünüyordum.

O ise ne mi yaptı? Kaleciyi de çalımladı ve topla beraber kalenin içine girdi! Sonradan golün ağır çekiminde gördüm ki 90. dakikada 100m. depar attıktan sonra kaleciyle karşı karşıyaya kaldığı esnada yüzü bildiğin morarmıştı ve göz bebekleri dönüyordu. Ama "Nalet olsun buraya kadar getirdim bok etmiyeyim bari" diye topu tepmemiş soğukkanlılıkla kaleciyide çalımlamıştı.

İşte o gün bu adamın bu soğukkanlılığına hayran kaldım! Örnek aldığım insanlardandır hala.

Raul'un benden büyük hayranları da var muhakkak, örneğin meşhur blogger aceto'nunda oğluna Raul'un ismini verecek kadar, onun hayranı olduğunu biliyorum:)

Çoğu yıldızın aksine, özel yaşantısıyla hiç gündeme gelmeyen, düzenli aile yapısı ve efendiliğiyle tanınan biri Raul. Yıllardır bayrak adamı olduğu kulüpten, sene başında ayrıldığında içim burulmuştu. Onun futbolu, Real Madrid forması sırtındayken, Bernabéu'dan alkışlarla uğurlanarak bırakmasını isterdim.

Dört oğlunun da isimleri hayran olduğu futbolculardan alınmış: Jorge Valdano, Hugo Sanchez, Lothar Matthaus (Mateo) ve Hector Rial.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...