3 Ekim 2010 Pazar

TRABZONSPOR:1 - BEŞİKTAŞ:0


*Quaresma'sız Beşiktaşın kazanabileceğini düşünmüyordum.
*Schuster'in 6 yabancı sınırına Bobo'yu takıp, Nobre ile başlamasını anlayamıyorum.
*Rapid Wien maçında da, gol atmasına rağmen, egoistliğiyle taraftarı çıldırtan Holosko bugünde sahanın en kötülerindendi.
*Engin Baytar ve Burak Yılmaz gibi iki deli danadan maksimum verim almayı başarabilen Şenol hocaya saygılarımı sunuyorum.
*Selçuk İnan tam ihtiyacımız olan adam, sözleşmesi de sezon sonunda bitiyor. Devre arası üç beş bişey verilip alınırsa orta sahamızda çok iş görür.
*Tabata.. Kötü de oynamıyor ama hep birşey eksik bu adamda çözemiyorum..
*Beşiktaş maçı çevirebilseydi, Yattara-Ceyhun değişikliği yüzünden Şenol Güneş şimdi yerden yere vuruluyordu.


Aşağıdaki yazıyı EkşiBeşiktaş'ta gördüm ve bayıldım kısmen aktarıyorum:

Nobre'nin sırtı dönük oyun anlayışını şöyle özetleyebiliriz:

(d = Nobre ile rakip oyuncu arasındaki mesafe. (metre cinsinden))

1) d=0 Hiç düşünmeden en yakınında gördüğün Beşiktaşlıya pas ver.
2) d>0 Fazladan iş yapmaya yelten, yapama, topu kaybet.

Holosko'nun oyun anlayışı daha basit:

(p = topa sahiplik (binary değişken))

1) p=1 En yakın rakibin pozisyonunu belirle ve içinden geçmeye çalış.
2) p=0 Topla buluşmak için topa doğru koşu yap, p=1 halinde ilk maddeye dön.

Hal böyleyken, Nobre - Holosko partnerliğinden bir numara çıkmıyor. Beşiktaş'ın hücum anlamında en kafası kesilmiş tavuk olduğu maç buydu (CSKA maçından beterdi durum).


2 yorum:

  1. nobre'ninkisi çok iyimiş kim düşündüyse artık :)

    YanıtlaSil
  2. Kemal Dönmez4 Ekim 2010 20:19

    Tabata'nın eksiği Johann Cruyff'un şu sözünü duymamış olması bence.
    "Futbol basit bir oyundur. Zor olan basit oynamaktır.

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...